Ana içeriğe atla

Zaman Yolculuğu Yapan Bir Sanatçı: “Kadir Doğukan Kurt”

Zaman yolculuğuna çıkmış bir sanatçıyla tanıştırmak istiyorum sizleri: Geleceğin Rock Star’ı olduğunu iddia ediyorum! Kadir Doğukan Kurt…

Yoktan var eden, imkansızlıklar içerisinde başarıyı kovalayan ve en önemlisi kalitenden ödün vermeyen insanlara hayranım! Kadir’de öyle birisi…

Tesadüfen, sosyal medya da yayımlamış olduğu bir videosu önüme düştü. “Babaanne kokulu evde, adeta Berlin havasında klip çekme”. Evet, doğru okudunuz! Buram buram babaanne kokulu, nostalji bataklığındaki bir evde Rock Star’ın fazlasıyla orijinal klibini izledim. Ses, şarkı ve klip beni benden aldı diyebilirim. Uzun zamandır, kimse beni böyle etkilememişti.

Ve Kadir’e ulaşıp hikayesini dinledim…

80’lerin Amerika rock yıldızı olmalısın! Zamanda yolculuk yapan bir şarkıcı mısın yoksa dinleyiciye nostaljik duygular yaşatarak dikkat mi çekmek istiyorsun?

Öncelikle çok teşekkür ederim benimle röportaj yapmak istediğiniz için, bu benim ilk röportajım. 

Aslında “zaman yolcusu” diyebilirim kendim için çünkü 70’ler 80’ler ve 90’lar hard rock, glam rock dinleyerek büyüdüm ve hep hayalimdi bu tarzda şarkılar yapmak. Hayalimi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Ama bir yanım insanlara nostalji yaşatmak da istiyor olabilir.

Klasik olacak ama sormadan geçmek istemiyorum; Kadir Doğukan Kurt kimdir? Seni tanımak istiyorum.

Kadir Doğukan Kurt sıradan çinko pil vatandaştır! Aslında, sadece hayatını yaşarken toplumun dayatmalarına çok kulak asmıyor. Şaka bir yana ben öğrenciyim sinema televizyon okuyorum, aynı zamanda müzik kariyerimi daha ileriye taşımaya çalışıyorum. 15 yaşından beri İstanbul’da yaşıyorum, aslen Gaziantepliyim. Buraya gelme sebebim de basketboldu, yaklaşık olarak 11 yıl basketbol oynadıktan sonra bırakma kararı alıp müziğe yöneldim.

İtiraf etmem gerekiyor… uzun zamandır hiçbir şarkıcı beni bu kadar etkilememişti! Ekibinle birlikte “Yoktan var etmen, eldeki imkanlarla muhteşem işler çıkarman inanılmaz”… Sinema eğitimi almanın, klip çekimlerinde yaratıcılığını ortaya çıkarmana ne gibi katkısı var?

Teşekkür ederim. Evet, “sinema okuyor olmam bu klipteki yaratıcılığımızı daha da ortaya çıkardı” diyebilirim. Ayrıca klipte oynayan insanların hepsi arkadaşlarım, hatta birkaçı ev arkadaşım. 

“Bu Gece Ağla” şarkısının oluşum süreci nasıldı? Kimlerle çalıştın, hangi isimler teşekkürü hak etti? “Bu Gece Ağla” şarkısının klip arkası görüntülerini görmesem, klibin bir gece kulübünde çekildiğini düşünürdüm! “Klibin hikayesi nedir?” gibi bir soru sormayacağım ama “kedi kokulu, babaanne evinde” klip çekme fikrinin mucidini ve evi gece kulübüne çevirme sürecini dinlemek istiyorum?

“Bu Gece Ağla” parçası benim için özel bir parça! Beni fazla yansıtıyor ve çok güzel bir isyan var içerisinde. Bu parça için teşekkür edeceğim insan sayısı çok fazla. Öncelikle yönetmenim İzzet Başlak’a çok teşekkür etmek istiyorum, sürecin en başından beri hep destek oldu bana. Prodüktörüm Cemre Kabaş “Bu Gece Ağla”yı onunla beraber yaptık. Benim için çok özel bir insan, neredeyse müzik kariyerimin başlangıcından beri elinden gelen her desteği sağladı. Ayrıca manevi ablam olur kendisi… Aynı zamanda Albin Hasani, o da prodüktörüm olur. O da zor zamanımda yanımda olan ve desteklerini esirgemeyen çok yakın bir arkadaşım ve bu şarkıda da emeği büyüktür. Ama teşekkür etmek istediğim bir insan daha var. Sultan Yaşar! Çok özel bir insan benim için, tüm müzik kariyerim boyunca varını yoğunu verip benim bir yerlere gelmem için hep yanımda oldu. Ne zaman düşsem, beni tekrar kaldırdı. En büyük motivasyon kaynağım oldu, aynı zamanda. Ve bu şarkının klip sürecini bir nevi o yönetti. “Babaanne kokulu evde, adeta Berlin havasında klip çekme fikri ondan çıktı” diyebilirim. 

“Öldüm Ben Galiba”, “Düştüm Bu Çukura” ve “Bu Gece Ağla” şarkıların ile dinleyiciden nasıl geri dönüşler aldın? Yakın gelecekte dinleyiciyi etkisi altına alacak projelerin var mı?

Öldüm Ben Galiba, Düştüm Bu Çukura, Bu Gece Ağla ve Afrodit parçalarını dinleyen insanlardan çok güzel ve olumlu dönüşler aldım. Evet yeni projeler var neredeyse bitmiş 3 parçam var diyebilirim.

Rock müziğin gelecek vaat eden starısın diyebiliriz! Yalnız, günümüz müzik dünyasında Rock müziğin maddi bir karşılığı kalmadı… Teklif gelse, sırf maddiyat için popüler bir tarzda şarkılar okur musun?

Estağfurullah çok teşekkür ederim. Evet maalesef günümüz dünyasında rock müziğin çok bir yeri yok. Aslında tuhaftır ki şu sıralar müzik tarzımı değiştirmeyi düşünüyorum. Yani biraz daha modernleştirebilirim belki. 

Sinema alanında çalışmalarını görecek miyiz yoksa sadece müzik alanında mı ilerlemek istiyorsun?

Sinema alanında şu an için bir şey yapmayı düşünmüyorum. Odaklandığım tek şey müzik.

“O Ses Türkiye” geçmişini arşivi incelerken gördüm! Yarışma sürecin nasıl geçti, bize deneyimlerini anlatmanı istiyorum? “O Ses Türkiye” yarışmasına katılmış olman hayatında neleri değiştirdi? Ve Beyazıt Öztürk’ü tercih etme sebebin nedir?

Evet, O Ses Türkiye çok büyük bir tecrübe oldu benim için, en azından televizyon deneyimim oldu. Birçok insanla tanıştım. Açıkçası Beyazıt Öztürk’ü seçmemde özel bir sebep yoktu içimden geldiği gibi hareket ettim. 

“Türkiye’de Müzisyenlere, Dilenciler Üzülüyor.”

Youtube kanalında “Türkiye’de müzisyen olmak” başlığıyla kısa bir video yayımlamıştın! Kısa ama çok şey anlatan bir video diyebiliriz… Peki, sana sormak istiyorum: “Türkiye’de müzisyen olmak” desem bize neler anlatırsın?

Evet, öyle bir içerik paylaşmıştım. Biraz da olsa tepki gösterebilmek adına. Yani şöyle diyebilirim: Türkiye’de müzisyen olmak herhangi bir dilencinin sana gelip para istediğinde abi-abla ben müzisyenim dediğin zaman üzülerek yanından uzaklaşmasıdır…

Müzik adına neler yapmak istiyorsun? Şu an yapmak istediklerinin neresindesin? İlham hangi zamanlarda geliyor?

Müzik adına yapmak istediğim şey: tekrar rock müziği insanlara ulaştırmak aslında. Maalesef, şu an yapmak istediklerimin yarısında, hatta çeyreğinde bile değilim. “İlham şu zaman geliyor ya da şöyle yaparsam olur” diyemiyorum ama bazen geceleri bir şey dürtüyor beni ve diyorum ki şu an şarkı yazmalıyım. 

“Tarkan’la Düet Yapmak İsterim.”

Kadir Doğukan Kurt’un idolü var mıdır? En çok kimleri dinlersin ve düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı?

Ooo aslında çok fazla idol aldığım kişi var. Bon Jovi, Guns’n Roses, Led Zeppelin, Queen, James Brown, Aerosmith saymakla bitmez… Çok alakasız olacak belki ama Tarkan’la düet yapmayı çok isterim.

10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

10 yıl sonra kendimi: yurt dışında büyük festivallerde görüyorum ya da görmek istiyorum. 

Geçmişe dönüp baktığın da senden 2 tane cümle istiyorum: 1. Keşkeyle başlasın 2. İyikiyle…

Keşke daha istekli ve hırslı olsaydım kendimi biraz daha sevebilseydim çünkü o zaman her şey daha farklı olurdu hayatımda. 

Yani hayatımın çok sıkıntılı bir döneminde Sultan Yaşar’la tanıştım ve dediğim gibi çok destek sağladı özellikle manevi olarak. O yüzden iyi ki Sultanla tanışmışım diyebilirim.

Gündeme bakınca, en çok kafanızı yoran konular neler?

Açıkçası gündemi, çok fazla takip etmemeye çalışıyorum. 

Kadir Doğukan, bize bir gününü anlatır mısın dersem neler söylemek istersin?

Şu an bir günüm bir günümü tutmuyor açıkçası. Ama genellikle müzikle geçiyor diyebilirim.

“Ahh keşke şu soruyu sorsaydın dediğin.” ama benim sormadığım soruyu, kendine sorup cevaplamanı istiyorum! Ya da senin sormak istediğin bir soru varsa, seve seve cevaplayacağım. (Gülüyorum)

Benimle röportaj yapmak isteyerek çok mutlu ettiniz ama neden henüz ünlenmemiş bir nevi underground bir şarkıcıyla röportaj yapmak istediniz merak ettim açıkçası.

Cevabım: Popülerliği geçici bir süreç olarak görüyorum! Benim için önemli olan yetenektir. Hikayesi olan, yetenekli, yaratıcı ve farkını ortaya koyup beni etkileyen insanlarla röportaj yapmayı seviyorum. Seni ilk dinlediğim anda, farklı bir enerjin olduğunu hissettim. Doğru zaman, iyi şarkılar ve istikrarlı bir kariyerle geleceğin büyük bir rock starı olacağını düşünüyorum. 

Bu son sorum: Bir sanatçı olarak nasıl hatırlanmak istersin?

Bir sanatçı olarak insanların “ya ben Kadir Doğukan Kurt’u canlı izledim” diyerek hatırlamaları çok mutlu eder. 

90’lar tadında sorular…

Yaş:24 Boy:1.90 Kilo:80

Ayakkabı numarası: 45-46

Göz rengi: Mavi

Saç rengi: Kumral

Sesin kaç oktav: Buna net olarak cevap vermem çok doğru olmayabilir ama benim ölçtüğüm kadarıyla 3.7 neredeyse 4 oktav

Mükemmel mutluluk: Sahnede insanlara kendi şarkımı söylemek

En büyük korkunuz nedir: Yalnız kalmak

En beğenmediğiniz özelliğiniz hangisi: Çok fazla sorgulamam ve biraz da kindar olmam

Başka insanlarda en beğenmediğiniz özellik hangisi: Kıskançlık ve yalan

Şu an hayatta olan ve en çok hayranlık duyduğunuz kişi kim: Jon Bon Jovi ama dediğim gibi buna tek bir cevap vermem çok doğru olmaz.

En büyük müsrifliğiniz nedir: Kıyafet almak olabilir.

Murat’ça sorular…

-Kadir Doğukan şarkıcı olmasaydı … Olurdu?

Oyuncu olmak isterdim.

-Anlatırsam ağlarım dediğin … konu nedir?

Anlatırsam ağlarım! O yüzden anlatmayacağım. (Gülüyor)

-Çoğu kişi öyle biliyor ama aslında doğrusu ...

Tatlı ve sakin bir insan olduğumu düşünüyorlar ama özellikle iş yaparken çok gergin bir insan olabiliyorum.

-… hatayı yapmasaydım şu an sanat dünyasında şu noktada olurdum.

Daha istekli ve ısrarcı olsaydım şu an tam olarak istediğim yerde olurdum.

- Tam o anda … çok mutlu olmuştum ve heyecanımı tutamamıştım.

“O Ses Türkiye” sahnesinde 4 jüriyi döndürdüğüm zaman çok mutlu olmuştum ve kendimi çok da tutamamıştım.

- Beni sevmeyen insanların … özellikleri.

Beni sevmeyen insanların ortak özellikleri: kesinlikle “kıskanç” olmaları!

Çok çok teşekkür ederim çok keyif aldığım bir röportaj oldu…

Söyleşi: Murat Fırat

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...