Ana içeriğe atla

Gökçe: “Tek Gelir Kaynağımız Dijital Dünya.”

 

Bugün röportajların en özeline şahit olacaksınız! Gökçe röportajı huzurlarınızda… İnovatif bir kadın Gökçe. Şarkıları da, sesi de, sözcükleri de, hayattaki duruşu da farklı…

Müzik listelerini alt üst eden “Tuttu Fırlattı” şarkısıyla aşka ve ayrılığa yeni bir boyut kazandırmıştı! Eğlendirmek ister gibi gözüküp, alttan alttan laf sokmak isteyenlere unutulmaz bir şarkı… Tam kalpleri tuttuk, fırlattık, ezdik, üstünü çiğnedik! Artık aşk falan yok derken, Gökçe sağ gösterip “Her Şey Bitmedi Bitemez” şarkısıyla sol vurdu… Bizler yine yerle yeksan olduk.

Arşivi biraz incelemek istedim ve zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anladım… Tabii Gökçe’de hiç boş durmamış, hep kendisini yenilemiş, hep kaliteli çalışmalara imza atmış. İnanmazsanız şarkıları dinlemenizi, kliplerini izlemenizi isterim. Kesinlikle garanti veriyorum!

Gökçe, pandemi döneminde resmen fabrika ayarlarına geri dönmüş. Sürekli yeni şarkılar hazırlayıp, ara vermeden dinleyicinin beğenisine sunuyor. Modern arabesk olarak adlandıracağımız ve diğer sanatçılara ilham verecek olan “Kader Utansın” şarkısı hakkında sohbet ederken, yeni şarkısını kısa sürede dinleyicinin beğenisine sunacağını ve 2022 yılının bahar ayında yeni albümünü çıkaracağının sürprizini veriyor.

Ahhh sanırım çok şey anlattım. Sizi onunla baş başa bırakıyorum.

En son ne zaman kendine, kim olduğunu sordun. Gökçe sen kimsin?

Kendi ile konuşan dertleşeni sorgulayan biriyimdir. Zihnim hiç susmaz sürekli çalışır durmadan. Sen kimsini sormam, neler yaptın, neler yapman gerekiyor, bu yol nereye gidiyor. Daha iyisini nasıl yapmalıyım diye sürekli konuşurum. İnsanın kendini araştırması ve tanımasının zamanı yoktur. Sonsuz bir yolculuk yaşam her zaman sürprizleri vardır. Hep farklı yüzlerinle yarışırsın.

“Bu kız sessiz! Kim bilir gene neler planlıyor.”

Nasıl bir çocukluk geçirdin ve ailede büyüdün?

Son derece yaramaz, kabına sığmayan deli dolu bir çocuktum. Ailemin kalbi hep elindeydi. Bu kız sessiz kim bilir gene neler yapıyor planlıyor diye korkuyorlardı.

Kariyeriniz boyunca “Kaderin sizi utandırdığı ve sizin kader utandırdığınız” olaylar ve durumlar nelerdir?

Çok şükür öyle şeyler başıma gelmedi. Her geçen gün büyüyerek yola devam ettim. Sadık bir dinleyici kitlem oluştu. Onlar ben ne yaparsam yapayım beni yalnız bırakmadılar.

“Kader Utansın” şarkısının çıkış hikayesini dinlemek isterim.

Hiçbir zaman tek tip bir şeyle anılan bir şarkıcı, besteci asla olmak istemem. Kliplendirmediğim için bilmediğiniz çok fazla şarkım var, hatta bilirseniz çok seveceğiniz damar şarkılarım var. “Keşke klip çekseydim” dediğim bu tarz çok şarkı var. Sürekli eğlenceli şarkı yapmak hiçbir sanatçıya zevk vermez. Üstelik evimde arkadaşlarımla takılırken genelde çok eğlenceli şarkılar dinlemem. O yüzden artık sadece eğlenceli şarkılarımı değil slow şarkıları mı da kliplendireceğim ama tabii ki benden beklenilen eğlenceli şarkıları da yapacağım. Fakat bu pandemi döneminde kesinlikle çok eğlenceli şarkı yapmaktan yana değilim içimden de zaten gelmiyor. Bir anda Pandemi duygusunda ortaya 10 dakikada çıkıverdi.

“Kader Utansın” şarkısın da geniş bir ekiple çalıştığınızı görüyorum.

Belli bir iş ekibim var. Stüdyo, aranje, müzisyen olarak. Onlarla çalışmak gibi olanaklarım her zaman oluyor. Yıllardır sağlıklı üretmemin sebebi de biraz bu aslında.

Şarkının klibini fazlasıyla samimi buldum. Klip aşaması nasıl gerçekleşti?
Babam ve annem Marmaris'te. İşlerimiz durduğundan İstanbul'daki evlerde yaşamaktansa çocukluğumdan beri geldiğim evimizin olduğu Marmaris'te geçirme kararı aldık. Zaten benim eşim burada diş hekimi. Çoğu arkadaşım da burada. Müzik üretmek benim için daha kolay. Ormanın dibinde evim. Sabahları yürüyüş yapıyorum, köpeğimi dolaştırıyorum. Babamla sürekli müzik çalmaya ve üretmeye başladım. Yaptığım her şeyi ilk babama dinletip, fikirlerini alırım. Kader Utansın'ı da çok beğendi. Performans görüntülerinin çokça olduğu bir klip çekmek istedim. Buradaki müzisyen arkadaşlarım da sağ olsunlar geldiler. Babam'a da teklifte bulundum. O da seve seve geldi. Tam imece usulü bir iş çıktı. 

Müzisyen olarak sürekli üretim halindesin. Peki, geri dönüşlerden memnun musun?

Yazan çizen bir müzisyen olarak evet memnunum. Bazen aynı başarıları yakalayamamak korkusunu bende yaşıyorum. Kaygısız ve risksiz bir iş olmaz. Cesur davranmak ve kalpten geleni planlamadan samimi doğal olarak sunmak gerekiyor. 2 yıla yakındır sahneye çıkamamanın verdiği bir mutsuzluk hali var. Hep bir ağızdan o şarkılar söylenmeye başladığında atmosferiniz değişiyor. O günlerin hayali ile yaşıyorum, çok az bir zaman kaldı. Ulusal basında bana gösterilen ilgiden dolayı çok mutluyum. Tüm radyolar şarkılarımı çalıyor, klibim dönüyor, gazetelerde haberim çıkıyor. Dergiler de röportajlar. Hala bu ilginin üstümde olması beni yeni şarkılar konusunda heyecanlandırıyor.

Dinleyicinin düşüncesini ne kadar önemsiyorsun, yoksa ben şarkımı yaparım dinlemek isteyen dinlesin modun da mısın?

Şarkı yazarken kendi doğrularımı hislerim, müzikal anlayışım ve duyumuma göre hareket ederim. Sonrasında plak firmam ile oturup tanıtımını nasıl yapalım diye üzerine konuşuruz. Her zaman son söz dinleyicinindir. Ben dinlediğim müziği yapıyorum ve dünya sürekli gelişiyor ve bu değişimlerin bazılarını benimsiyor seviyor kendime eklemeye çalışıyorum. Fakat tarzımı bozmadan! Yani trap modaysa ve ben sevmediysem yapmam.

“Keyifli Bir O Kadar Da Korkarak Çalıştık.”

Şimdiye kadar 5 solo ve 9 single olmak üzere, birçok başarılı şarkı müzik dünyasına kazandırdın. Peki, gelecekte müzik severleri ne gibi projeler bekliyor?

Yeni şarkım hazır, müzik düzenleme aşamasında şu anda. Marmaris'te yaşıyorum pandemi başladığından beri. İstanbul'a gittim ve çok güzel bir albümün adımlarını attım. Albümdeki demoları hazırladık. Prodüktörüm sevgili Poyraz Kılıç ile çok keyifli bir o kadar da korkarak çalıştık. Konsept bir albüm olacak biraz hiphop altyapıları üzerine biraz Balkan alternatif şarkıların yer alacağı, içinde rap düetlerin de olacağı bir albüm hazırlığındayım. Zaten şarkılara başladık anca 2022'nin baharında çıkartırım diye düşünüyorum.

Basında MissPlatnum'un Türkiye şubesi anılmak nasıl bir duygu?

Onun o rap balkan hiphop stilini ve enerjisini seviyorum. Kendi yaptığım tarza yakın buluyorum. Tüm şarkılarını ezbere bilirim. Onun gibi dünyada tanınan bir şarkıcıya benzetilmek hoşuma gider. Süreç içinde kendime bir kapı açıp alan yarattığımı ve ardımdan bana benzeyen kişilerin çıktığını da görmek sevindirici, mutlu ediyor. Demek ki başkalarına ilham verecek kadar büyük işlere imza atmışım.

“Yakında Sürprizlerim Var.”

Düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı?

Yakında sürprizlerim var. Rap bu kadar popüler değilken ikinci albümünde Esin İris’le rap düet yapmıştım. Ortak çalışmaların dinleyici üzerindeki farklı etkisine inanıyorum. Kamufle ile yaptığımız SittinSene’nin liste ve konser başarıları ortada. İnanılmaz bir hızla büyük bir hite dönüştü. Dinleyicim benden böyle farkı işler duymayı seviyor.

Her geçen gün müzik dünyasında yeni bir isim çıkarken bir isim de unutulabiliyor. Müzik sektörünün mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz?

Her dönemde oldu olacakta. Dünyada da böyle, çünkü alan açık. Ama gerçek üreten emek veren, ayakta kalmaya devam edecek. Dinleyici tüm yapılan numaraları ve oyunları seziyor. Asla sizin yaptığınızın ne olduğunu görmemezlikten gelmez. Pandemi de hepimiz dijital dünyadaki üretimlere ve oradaki varlığımızı güçlendirmek için çalışmalar yaptık. Şarkı yayını, dijital konserler, tik tok yayınları vb. Belli bir sürede gelir elde etmekte mümkünleşti. Sahneye çıkamadığımız bu dönemde tek gelir kaynağımız dijital dünya oldu.

“Yaşam Alanlarımız Daraldı, Duygularımız Köreldi.”

Müzik sektörünün içindesiniz. Hala ülkemizden dünyayı saracak şarkılar çıkmıyor. Sizce neden?

Her zaman o kadar büyük hitler yazamazsınız. Belki bir 10 yıl daha olmaz. Belki arka arkaya gelir. Duygular değişiyor, hayat değişiyor. Dijitalleşme çok yoğunlaştı. Yaşam alanlarımız daraldı, duygularımız köreldi biraz. 9 nota ve akorlarla sound anlayışları üstünden hareket ediyoruz. Artık yapılacak yeni bir şey kalmadı gibi.

Eurovision’da Türkiye’yi temsil etmek ister misin?

Eğer bir teklif gelirse neden olmasın. Enine boyuna oturup değerlendiririz. Önce şarkı sonra görsel sunum önemli. Şarkı da çok önemli ama birazda şov yarışmasına döndü.

“Kader Utansın Zorla Hayatıma Girdi.”

Pandemi süreci müzisyenleri fabrika ayarlarına döndürdü gibi hep bir üretim halindeler. Bu konuda sen ne düşünüyorsun?

Aslında genel olarak tarzımın içinde barınan müzikler bunlar hiphop altyapılı Balkan ya da hiphop altyapılı alternatif. Etnik şarkılar senelerdir hayatımda varlar, özlediğim zaman arada bir yapmaktan hoşlandığım müzik tarzı. “Kader Utansın” şarkısını aslında ben yapmadım. (Gülüyor) Kendisi zorla hayatıma girdi, yapmış bulundum çok mutluyum. Sözlerde değişik bir Gökçe var. Beste'nin vokal melodisinde de yapı olarak değişik bir Gökçe var, fakat bu şarkı için;"her şey bitmedi bitemez" gibi şarkı isteyenleri tatmin edecek diyebiliriz. “Aksiyondayım” ve  “Eyvallah” için çok farklı bir Gökçe diyemeyiz. Son zamanlarda "Kader utansın" tarzındaki müzikleri çok dinliyorum belki o yüzden etkilenmiş olabilirim. Sevdiğim tarzda bir müzik yapmış oldum.

Bir sanatçı olarak pandemi sürecini değerlendirmenizi istesem, okuyucularımıza neler söylemek istersin?

Bu pandemi de madem sahneye çıkamıyoruz bol bol şarkı çıkarayım istedim, çünkü üretkenlik de durursa çok mutsuz olacaktım. Aksiyondayım şarkısının ardından Eyvallah’da böyle bir dalgalanmanın ürünü. Sonrada duygusal dozu fazla Kader Utansın. Pandemi boyunca acayip inişler çıkışlar yaşanmakta, duygularımız sürekli değişmekte. Ben insanları incitmeden içlerini karartmadan bu dönemden bahsetmek istedim. Duygu değişimleri, serzenişler sonrasında gelen kabullenme. Eyvallah demek zorundayız, elimizden başka hiçbir şey gelmiyor. Umarım en yakın zamanda her şey yoluna girer.

“Kendimi Boşluğa Bırakmam.”

Müzik dışında nelerle uğraşıyorsunuz?

Evle, iki kedi, bir köpeğim, eşimi, annem, babam, arkadaşlarım ve yeni şarkılar projeler üzerinde çalışıyorum. Boş durmayı seven biri değilim. Asla kendimi boşluğa da bırakmam. Durmuş gibi görünse de arka tarafında bir faaliyet alanı vardır.

Müziğe ilk başladığın Gökçe karşına gelse ona ne söylerdin?

Müzik hep hayatımda vardı ve var olacak. Ama oyunculuk yapsaydım keşke dedim. Oyunculuk konusuna kesinlikle çok sıcak bakıyorum. Hatta bir dizim olacaktı. Fakat bu pandemi olayı öncesi konuşulan bir şeydi. Askıda kaldı şu ana kadar olmamasının sebebi doğru proje doğru zamanda gelmedi. Yoksa çok yapmak istediğim bir şey oyunculuk.

Sosyal medya ile artık hayranların ünlülere ulaşması çok kolay. Sizin aranız nasıldır hayranlarınızla? Size gelen sorulara cevap verir misiniz?

İnstagram’da video çekip post atmayı seviyorum. Genelde modum düşükse paylaşım yapmam. Anlatacak ve gösterecek bir hikayem olduğunda ya da yeni şarkı, klip olduğunda yayınlamayı seviyorum. Facebook ve Twitter’da varım ama İnstagram kadar yoğun ve sürekli kullanmıyorum. Uzunca bir süredir YouTube sayfamı hayata sokmak ve düzenlemek istiyordum. Yeni şarkının video klibini yayınlayarak, içeriğini düzenleyerek orayı da aktifleştirdim. Benim gibi müzisyen olan insanların yaşam alanları. Belli bir sürede gelir elde etmekte mümkün. Sahneye çıkamadığımız bu dönemde tek gelir kaynağımız dijital dünya

oldu. Bundan sonra sıkça paylaşımlar yaparak, yeni hazırladığım sürprizlerimi yayınlayacağım.

Kariyer hedeflerin arasında neler var?

Yeni albüm, şarkılar ve özlemim dağ gibi konserler. Yurt içi, yurt dışı ve festivaller. Her yerde avaz avaz sahnede saatlerce şarkı söylemek istiyorum.

Fit ve genç kalmanızın sırrı nedir?

Spor ve dengeli sağlıklı beslenme. Düzenli uykuda önemli. Sakin ve huzurlu bir yaşamım var.

Gökçe yaşamında neye hizmet ediyor?

Kendinde önce sadık dinleyici kitlesine.

90’lar tadında sorular…

Mükemmel mutluluk: Öyle bir şey yok.

En beğenmediğiniz özelliğiniz hangisi: Sabırsız, tez canlı.

Başka insanlarda en beğenmediğiniz özellik hangisi: Yalan.

En büyük müsrifliğiniz nedir: Dengeli yaşarım.

Şu anki halet-i ruhiyeniz nedir: Pandemi. Dalgalı parçalı bulutlu.

Sizce en çok abartılmış erdem hangisi: Kibir.

Hangi durumlarda yalan söylersiniz: Söyleyemem hemen anlaşılır. Sevmem de.

Dış görünüşünüzle ilgili en sevdiğiniz şey nedir: Saçlarım.

Bir erkekte en sevdiğiniz özellik hangisi: Zeka.

Hayatınızın en büyük aşkı kim ya da ne: bir tane yok. Ailem, eşim ve hayvanlarım.

Hangi yeteneğe sahip olmak isterdiniz: Dünyayı değiştirmek.

En çok nerede yaşamak isterdiniz: Şu anda yaşıyorum. Marmaris.

Sahip olduğunuz en kıymetli şey nedir: Vicdana sahip kalbim.

Favori işiniz nedir: Müzisyenlik.

En belirgin karakteristik özelliğiniz nedir: Açık ve net. Yardımseverlik.

Arkadaşlarınızda en değer verdiğiniz şey nedir: Dürüstlük.

Röportaj: Berkem Murat Fırat

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...