Ana içeriğe atla

“Annemin karnında şarkı söylemişim.”

"Vurulmuşum Aşk Tarafından" ile müzik listelerinde hızla yükselişe geçen Mehmet Köse, hakkında merak edilenleri, kariyeriyle ilgili planları ve hala devam eden projelerini bizlerle paylaşıyor.

En son ne zaman kendine, kim olduğunu sordun. Mehmet Köse sen kimsin?

Merhaba, en son kendime pandemi başladıktan 6 ay sonra “ben kimim” sorusunu sormaya başladım. Hoş hala sorular içerisindeyim, çünkü hayat bizi öyle bir yerlere sürüklüyor ki…

Mehmet Köse, sanatçı ruhlu bir aileden doğma, çocukluktan beri yani dogmatik sesi olan bir ses sanatçısıyım. Sonradan, zorla olma seslerden değilim!

Kaç yıldır müzik piyasasındasın?

“Annemin karnında bile şarkı söylemişimdir.” O kadar hatırlamıyorum ne zaman şarkı söylemeye başladığımı. Profosyönel olarak 2006’dan beri sahne tozunu yutup, insanların alkışlarını ve sevgilerini çok iyi şekilde hissediyorum.

“Aldığım Her Nefesin Sebebi Var.”

Bana yeni şarkından bahseder misin? Müziğin arkasındaki ilhamlar nelerdir?

Ahhhhh “Vurulmuşum Aşk Tarafından” nasıl güzel bir şarkıdır! Dinleyeni alıp götüren, derin sularda yüzdüren, sevdiğini düşündüren bir şarkıdır. Büyük bir özveri ile üzerinde çalıştığımız özel bir şarkı oldu. Şarkıyı her zaman ki gibi eşim beğendi ve “bu şarkıyı mutlaka okumalısın” dedi. Denemelerde baktık ki şarkı cuk oturdu sesime ve çok sevdiğim aranjör dostum Kerem Ulaş Dönmez’i aradım. Dinledi ve “moruk çok iyi şarkı” dedi. Böylece şarkımıza start verdik. Tabii önce şarkının söz-müzik yazarı Yanar dinledi ve şaşkınlıkla “bu şarkı senindir” dedi.

Şarkının klip hikayesi nedir?

Şarkının senaryosunu canım eşim hazırladı. Lise çağındaki iki gencin, ilk aşkları ve olumsuz koşullardan dolayı birbirlerine kavuşamadıklarını anlatıyor.

Şarkının adı “Vurulmuşum Aşk Tarafından”. Peki, aşk Mehmet’in hayatını nasıl etkiledi?

Aşk, benim tüm hayatımı çok iyi yönde etkiledi.

Hayatım boyunca ilk defa âşık oldum, sevdiğime. Aşk nedir desen; daha önce nefes alamadığım, yaşamadığım ne varsa o derim. Vücut bütünlüğü ile bir olmak bu olsa gerek.

Aldığım her nefesin sebebi var. “Sebebi Var” şarkımın giriş sözlerini boşuna yazmadım. Gerçekten aldığım her nefesin sebebi varmış ve bu sevdiğim kadın oldu. Seni çok seviyorum kadınım.

“Bir Tüyo Vereyim Mi?”

Şarkıda ne tür enstrümanlar var?

Kerem Ulaş Dönmez şarkımızın düzenlemesini üstlendi. Öyle bir sanatçı ki Kerem, ses kayıtlarımızda şu ana kadar ses tonumun aslını direk kulağıma duyuran tek aranjör, “ses mühendisidir” diyebilirim. Çoğu aranjör arkadaşım alınabilir ama bu bir gerçek! Nasıl canlı okuyorsam, o haliyle kayıtlara aktarabilen tek çalıştığım aranjör arkadaşım Karoft oldu. Şarkımızda Bağlama ön planda, Türkiye’nin önde gelen bağlama ustası Kenan Çallı şarkımıza ruhunu kattı. Gitarlarda Karoft, piyano Karoft, trap alt yapı Karoft. Kerem yani Karoft Harika ya. Bir tüyo vereyim mi? Yeni şarkıya başladık bile.

Bugüne kadar hangi projeleri müzik severlere sundun?

2017’de “Sebebi Var” dj remix alt yapı ile bir şarkımızı feat olarak piyasaya sunduk. Şarkı baya ilgi topladı.

2018’de aynı şarkının akustik versiyonunu yaptım. Bu sefer akustik çalışma remix halini solladı.

2018’de “Oldu Mu Şimdi” adlı sinema filmin şarkısını okumam için teklif geldi, kabul ettim. Şarkı gerçekten enfes oldu. Tam dümenciler dönemine ayak uydurdu.

2018’de özel bir şarkı piyasaya sunmak için Rus bir aranjörle stüdyoya kapandım. “San Marino Eurovision Şarkı Yarışması” ulusal eleme için yaptığım, İngilizce bir şarkı “The Power Of The Songs”i hazırladım ve finalde şarkım yarıştı.

2018 yılında bu 3 şarkıyı bir Maxi single olarak sevenlerime paylaştım.

2019’da söz-müziği yine bana ait olan “Gelmeyi İsteme” şarkımı müzik severlerle paylaştım.

2021 “Vurulmuşum Aşk Tarafından”. Şuan farkına vardım, Murat baya şarkı yapmışım ve hala şarkılar üretmeye devam diyorum.

“Eşim olamazsa olmazım!”

Kayıt yaparken stüdyoda olması gereken bazı şeyler nelerdir?

Eşim olamazsa olmazım! Beni okumaya çok iyi motive ediyor ve kulağı o kadar mükemmel ki bana “burayı yeniden okumalısın aşkım” diye biliyor. Ne kadar şanslıyım.

Şimdi, belirli bir an için müzik yapmaya mı çalışıyorsun yoksa kalıcı müzik yapmaya mı çalışıyorsun ve ikisi arasında gerilim var mı? Bir şeyi klasik yapan nedir sence?

“Müziksiz hayat düşünülemez” lafı benim tam hayat felsefem. Hiç bir zaman “bir an için müzik yapıyorum” demem, demedim de. Kendi mesleğimi yapmıyorum. Sadece müzik ve şarkılar. Bir şeyi klasik yapan yaşadıklarımızdır.

Başka sanatçılar gibi veya kendini sanatçı sanan insanlar gibi güzel olan bir iş gördüğümde veya duyduğumda tebrik etmeyi ve destek olmayı çok iyi bilirim. Asla ürkmem ve herkes kendi payına düşeni alır. Yeter ki doğru yolda yürü.

Başkalarından güzel şeyler duyduğunuzda bunu ilham verici veya ürkütücü buluyor musun?

Güzel şeyler her zaman ilham kaynağı olmalı. Ürkütmemeli!

Size devam etmeniz için tam olarak doğru zamanda güven veren belirli bir sanatçı veya kişi var mıydı?

Eşim ve ailem her zaman ne yaparsam yapayım hep destekçim oldular. Müzik ve şarkılar olmadan solacağımı, onlar benden daha iyi bilirler.

Kariyerinde kendini yabancı veya dışlanmış hissettiğin bir nokta var mıydı? Öyleyse, hangi noktada kendinmiş gibi hissetmeyi bırakıyorsun?

Evet, sözlerini tutmayan yapımcılar olduğu sürece benim gibi sanatçılar hep kendini yabancı ve dışlanmış hissedecekler. Sadece ün yapmış insanların peşinden koşmak çok büyük saçmalık. Biz işte onlara boyun eğmeyerek kendi şansımızı kendimiz yaratıyoruz. “Vurulmuşum Aşk Tarafından” şarkımda olduğu gibi yine verilen ama yerine getirilmeyen yapımcı sözleri. Yapamayacaksan söz verme! Başarılı sandığımız şirketlerin, aslında hepsi birer avcı. Bizler de avız maalesef. Ama doğru olan ne ise eninde sonunda o oluyor.

Sonrası peşimizde yapımcılar, öncesinde bunca zaman neden keşfetmediniz sorusu akla geliyor. Nerelerdeydiniz? Neden sesimi duyurmaya yardımcı olmadınız? Halk sesimi duyduktan sonra size ihtiyacımız yok! Sevgili yapımcılar insanlara şans verin. Şöhreti, sevgiyi halktan kazandıktan sonra işe yaramaz çabalarınız.

Merak ediyorum, sürekli kendini aşmak için hala baskı hissediyor musun? Herhangi bir şekilde senin için bir pranga mı?

Her şarkımda yeni bir tarz deniyorum. Kendi yaptıklarımı aşmak benim en büyük isteğim. Kimseye ya da bir klişeye bağlı değilim. Sürekli değişim lazım, hareket lazım.

Bir hayranın size gönderdiği en çılgınca şey nedir?

Birçok hayranımın bir araya gelip, dev posterimi hazırlayıp, bana hediye etmeleri, bu güne kadar gönderilen en çılgınca şey olmuştur. Poster, ailemin evinde boydan boya duvarda asılı halde duruyor.

Programın çok yoğun ve devam eden çok şey var. Mehmet Köse rahatlamak için ne yapar?

Şarkılar yazarım, farklı dünya müzikleri dinlerim, yüzmek çok rahatlatır ve sevdiğim kadınımla güzel yemekler yapmak beni çok rahatlatır.

Yapmadığın için pişman olduğun bir şey var mı?

Sanırım bu zamana kadar istediğim her şeyi yaptım ve aklıma ne gelirse yapmaya devam ediyorum. Hayatımda pek pişmanlığa yer vermem.

En sevdiğin ulaşım şekli hangisi Mehmet?

Metrobüs, İstanbul’un hayat kurtarıcısı! Şehir dışı konser ve organizasyon için havayolu kullanmak tercihim oluyor.

Favori iletişim tarzınız nedir?

İnstagram herkesin hayatında çok önemli yer edindi. Ben de şarkılarımla ve kliplerimle instagramdayım, @mehmetkosemusic. YouTube’de herkes aktif olmasa da ben orda da varım.

Yeni bir şehre gittiğinde yaptığın ilk şey nedir?

Hastalanmamak için direk o şehrin yoğurdunu yemek oluyor. Hava burcu olduğum için hava değişikliği gerçekten beni çok etkiler. Direk bakterisini almakla başlıyorum gezime. Daha sonra yöresel tatlar benim için can alıcı noktadır.

“Hayatında görebileceğin … adamım.”

Ne zaman gerginleşiyorsun?

Hayatında görüp görebileceğin en sakin, sinirleri alınmış adamımdır. “Sabır, şükür, dua” vazgeçilmez üçlüm. Gülmeyi çok seviyorum. Gerginliğim bile kimseye zarar vermeden kimseyi kırmadan olup biter. Bir söz verildiğinde ve söz tutulmadığında gerçekten çok üzülüyorum ve gerginleşiyorum ama yine olan bana oluyor.

Geçen yıl nasıl geçti? Kariyerin açısından boşa harcadığını düşündüğün herhangi bir durumlar var mı? Bu hiç sinir bozucu mu oldu yoksa dünyanın yavaşlamasından mı faydalandın?

Pandemi malum hep evdeydik. 2020’yi şarkı bile çıkarmadan atlamışım! Başımdan ağır olaylar ve ameliyatlar geçti. Kolum kırıldı, kolumun iyi olması içim fizik tedavileri, fizyoterapi seansları ile geçti ve sağlığıma geri kavuştum çok şükür. Dünyanın sanki benim için yavaşladığını düşünmedim değil. Kolumdan dolayı sahneye çıkamadım. Mart 2020’de ameliyat operasyonu geçirdim, Humerus kemiğinde çoklu kırık vardı. Koronavirüs o zaman patlak verdi ve yasaklar başladı. Bir nevi bana fırsat gibi geldi. Ben çalışamayacaktım. İnsanlar da benimle oturdu, hayat durdu. Nasıl pozitifim canım kendim.

Son sorum şu: Hayatın bizden ne istediğine inanıyorsun?

Eğer varsa durumun insanlara: Yardım et.

Varsa yeteneğin ne olursa olsun: Üret.

Her neyi arzuluyorsan: Sabret.

Haline, durumuna, hayattaki yeterliliğine, rabbinin sana bahşettiklerine: Şükret.

90’lar tadında sorular…

Yaş: 31 Boy: 190 Kilo: 95

Burcu: İkizler

Ayakkabı numarası: 47

Göz rengi: Açık kahve

Saç rengi: Kumral

Mükemmel mutluluk: Sevdiğim kadınım

En büyük korkunuz nedir: Boğulmak

En beğenmediğiniz özelliğiniz hangisi: Çok irdelemek

Başka insanlarda en beğenmediğiniz özellik hangisi: Verilen sözlerin tutulmaması

Şu an hayatta olan ve en çok hayranlık duyduğunuz kişi kim: Eşim, Babam, Annem

En büyük müsrifliğiniz nedir: Kıyafet

Şu anki halet-i ruhiyeniz nedir: O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz

Sizce en çok abartılmış erdem hangisi: Vatan-millet ve yanınızdayız palavrası

Hangi durumlarda yalan söylersiniz: Yalan söylemem

Dış görünüşünüzle ilgili en sevdiğiniz şey nedir: Eşimin gözlerimi ve göbeğimi sevmesi

Röportaj: Murat Fırat

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...