Ana içeriğe atla

“Hande Ataizi” senaryosunu yazdı “Umut Gökçek” oynadı!..


Umut Gökçek…
Dümdüz. Olduğu gibi. Kendisi gibi bir erkek. Dibine kadar samimi.
Mesela “Ben eğitimli bir sanatçıyım” diye dolaşmıyor ortalıkta.
Hiçbir şeyi çok abartmıyor. En dibine kadar dürüstçe olayı anlatıyor!
Adam olay… Röportaj fena oldu.
“Kendime Söz Verdim” dedi ağlattı. “Yatak” dedi libidoyu yükseltti.
Hem sanatçı hem manken hem de oyuncu!... Bu adam bir harika desem yalan olmaz.
Neler anlattı neler inanmazsınız ağzım açık kaldı. Meğer ne yalanlar varmış gerçek sandığımız…

Merhaba Umut nasılsın, ilk röportajımızdan bu zamana kadar hayatınızda ne gibi değişimler yaşandı Öğretmenlik ve yeni şarkı çalışmaları nasıl gidiyor?
Merhaba çok iyiyim Murat. Hayatımda çok değişen bir şey olmadı. Aşırı derecede kilo verdim, müzikal anlam da daha çok tecrübe kazandım ve dostumu düşmanımı tanıdım.
Öğretmenlik çok kutsal bir meslek her zaman en iyi şekilde öğrencilerime “nasıl bilgi aktarabilirim” diye kendimi daha çok geliştirmeye çalışıyorum. Yeni şarkı çalışmalarım tüm hızıyla devam ediyor mükemmel projeler var yakında.

"Yatak" şarkısını kime yazdın?
Yatak şarkımı tabii ki belirli kişilere yazmıyorum yine klasik olacak ama gözlemlediğim aşklara şarkı yazıyorum.

"Yatak" şarkında kimlerle çalıştın?
İlk şarkımda isimleri duyulmuş ön planda olan kişilerle çalışmıştım bu sefer farklılık yapmak istedim ve 18 yaşında Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimine devam eden öğrencimle çalıştım. Çok mutluyum hoca öğrenci ilişkisinden çok abi kardeş gibiyiz beraber kararlar veriyoruz “şu enstrümanı eklesek mi eklemesek mi” diye ama işini gerçekten çok iyi yapıyor. Buradan Enes Adanır’ında kulaklarını çınlatalım çünkü yeni projelerimizi de beraber yürütüyoruz. Dinleyicime büyük bir sürprizim var inşallah çok güzel tepkiler alırız. Sanırım bu sefer şeytanın bacağını kıracağım. (Gülüyor)
Klip hikayesi nedir?
Aklımda çok daha başka bir klip vardı ama ekibimizin elinden gelen buydu. Bizde böyle bir klip çıkarabildik ortaya! İnan kameralar benim elimde olsaydı ve ben başka birini çekmiş olsaydım yatak şarkımın klibi damga vururdu.
Türkiye’de hiç kimsenin çekmeye cesaret edemediği şeyler var aklımda ama hayalimdeki klibi çekebilecek biri maalesef yok yinede yönetmenimize çok teşekkür ediyorum.
Klibin hikayesine gelirsek “aldatılan bir erkeği yansıtmaya çalıştık” pek yansıtamasakta. (Gülüyor) Otel odasında eski sevgilim ve başka bir erkeğin kaldığı haberini alıp otele koşuyorum ama nafile oda da kimse yok kaçmışlar. Klasik bir hikaye.

Dürüst olmak gerekirse klibini amatörce buldum! Daha profesyonel bir ekiple neden çalışmadın?
"Yatak" şarkınla beğeniden çok olumsuz eleştirilerle karşılaştın. Özeleştiri yapmak gerekirse şarkı bazlı hata mı yaptın yoksa dinleyici mi art niyetli?
Evet, klibimiz çok amatörce 6 saatte çektik. Sebebi ise paraya kıyamadım. (Gülüyor) İlk şarkıda çok para harcadım ikinci klipte kesenin ağzını sıkmak istedim. Bu şarkıyı fanlarım için yaptım. Klip için pişman değilim benim için tecrübe oldu yeni şarkılarımda halkın nasıl bir klip izlemek istediğini de anlamış oldum.

“Şarkı olmamış, sesin detone, klip komik olmuş” gibisinden eleştiren dinleyiciler olmuş, yanılmıyorsam bu kişiler seni yakından tanıyorlar! Asıl problem nedir? O kişilere neler söylemek istersin?
Şarkı hakkında olumlu-olumsuz birçok eleştiri aldım. Şarkı yayınlanır yayınlanmaz 100 kişi aynı anda saldırıya geçti sanki Demet Akalın’ın şarkısı paylaşılmış gibi doluştular. Olumsuz eleştiri yapan kişilerin genellikle beni kıskanan kişiler olduğunu düşünüyorum. Çünkü piyasada o kadar müstehcen sözleri olan şarkları var ki bakıyorum adam listelerde 1 numaraya yükselmiş. Sanırım bana yakışmıyor bu tür şarkılar ben biraz daha aşk adamıyım ama her zaman her eleştiriye açığım. Eleştiriye açık olmasaydım bu işi yapmazdım.
Şarkı olmayabilir o konuda bir şey diyemem beğenende olur beğenmeyende ama detone kısmında önce durmak lazım kendi şarkımda detone neden olayım? Onu da geçtim ben müzik öğretmeniyim detone olmak için o gün kafamın iyi olması lazım. (Gülüyor)
Klipte komedi filmi çekmedik. İnsanları güldürecek sahnelerimizde yok! Yatak şarkısının klibine gülüyorlar ise psikolojik destek almaları gerektiğini düşünüyorum. Kötü yorum yaparak benim moralimi bozmaya çalışıyorlar ama onların kötü yorumlarından bile para kazanıyorum. Bol bol kötü yorum yapsınlar sayelerinde cebime para giriyor. (Gülüyor) Müzik öğretmenliği okuyup bir koro bile çıkaramayan insan toplulukları bunlar çok yazık…

Selim Yaman destekli maxi single çalışmaların devam ediyordu ama bir anda konu kapandı! Selim'le aranda sorun mu var?
O albüm rafa kalktı! Selim’le aramızda hiçbir sorun yok. Birlikte çalışmama kararı aldık. Zamanında yaptığı her şey için teşekkür ederim.
Bir dönem Hande Ataizi'nin "Sen İste Yeter" programına katıldın. İstenmeyen gelin, umutsuz aşıklar ve dikkat çeken birçok konu! Leonida'yla ilişkiniz devam ediyor mu? Yoksa "Sen İste Yeter" programında ki bütün yaşadıklarınız senaryodan ibaret mi?
Hande Ataizi’nin programına keşke katılmasaydım! “Sen İste Yeter” programına katılmam bile olay oldu. Çok gereksiz bir işti şuan olsa asla katılmam. Benim konudan haberim bile yoktu. Program sürecinde çok entrikalı olaylar yaşadık ama ne yaşadık bende anlamadım. Leonida ile aramızda bir ilişki yoktu, şuan merhabamız yok denilecek derecede.
Programda yaşanılan her şey tabii ki de senaryodan ibaretti, biz orada oyuncuyduk. Leonida ile orada tanıştık ve senaryoyu bize anlattılar, bizde oynamaya çalıştık. Benim kötü zamanıma denk geldi o dönemler canım çok sıkkındı, moralimin bozuk olduğu ekrandan bile anlaşılıyordu “ben nereye düştüm” diyordum içimden.
Bu tarz işler gelirse yeniden senaryoyu bilmeden asla kamera önüne çıkmam ve hiç bir şeyin içinde rol almam buda benim için tecrübe oldu. Programdaki herkes rol yaptığımızı biliyordu buna Hande Ataizi’de dahil.

lgbti bireyler müzikal çalışmalarına çok destek oldular. lgbti bireyler için neler söylemek istersin? Yoksa sende mi Gaysın?
Lgbti bireyler beni gerçektende çok destekliyorlar, bende buna çok şaşırıyorum ve hepsine çok teşekkür ederim. İnan beni yakın çevrem desteklemezken, lgbti bireylerinden büyük destek almam beni çok mutlu etti. Ben hiç kimseyi dili, dini, ırkı, cinsiyeti ve yönelimine göre ayırt etmem.
Ben eşcinsel değilim ama herkesin eşcinsellere saygı duyması gerektiğini düşünüyorum.

Müzik camiasında kimleri takip ediyorsun? Senin nezlinde yeni neslin 4 yapraklı yoncası kimlerdir?
Müzik camiasında herkesi takip ediyorum. Meslektaşlarım neler yapmışlar, ne tarz müzikler piyasada daha çok ilgi görüyor hepsini tecrübe ediniyorum.
Bu dönem 4 yapraklı yonca göremiyorum, herkesin çok geçici olduğunu düşünüyorum. Eskiden İsmail YK albümleri yok satardı, dinlenme rekorları kırardı ve tüm arabalarda şarkıları çalardı ama şimdi ne yaptığını kimse bilmiyor. O yüzden kimse yüksekten uçmasın yere fena çakılıyorsunuz! Reynmen, Bilal Sonses, Tuğçe Kandemir ve Aleyna Tilki’yi bile geçici bir heves olarak görüyorum.
Solo albüm çıkaracak mısın yoksa singlerla devam mı edeceksin?
Solo albüm şuan için çok erken maliyeti yüksek ve bunun bana getirisi olmayacağı için öyle bir planım yok. Single olarak devam edeceğim yoluma. Doğru şarkı yakalamaya çalışıyorum şuan önümde iki single var, biri baya hareketli diğeri akustik tarzda bir şarkı inşallah bu sefer halkın ritmini yakalayacağım.

Yeni projelerin nelerdir?
Yeni projelerim çok yakında. Eski cover bir şarkı var bu şarkıyı çoğu kişi bilmez hatta Türkiye’de bazı kesimler tarafından çok dinlenen fazla hareketli yerimizde duramayacağımız bir şarkı onun okumaları devam ediyor. Bu şarkının hemen ardından kendi yazdığım bir aşk şarkısıyla devam edeceğim yoluma ama yinede zaman ne gösterir bilmem.

Ve son soru sevenlerine neler söylemek istersin?
Sevenlerim beni takip etmeye devam etsin çünkü çok farklı projelerle geliyorum. Beni takip eden beğenen veya beğenmeyen, kötü yorumda bulunup bana prim yaptıran herkese çok teşekkür ederim. Özellikle “Umut Gökçek Fan Club”teki en büyük emeği veren artık abi kardeş gibi olduğumuz Esma Tekin’e çok büyük teşekkür ediyorum.
Ve ayrıca Murat Fırat sana ne kadar teşekkür etsem az kalır. Bende çok ayrı bir yerin var. Her zaman takipteyim çok büyük işler başarıyorsun. Seni de tebrik etmeden geçemeyeceğim.

Doğum tarihi: 15.03.1993
Doğum yeri: Erzurum
Boyu, kilosu: 184-65
Burcu: Balık
Ayakkabı numarası: 43
Göz rengi: Kahverengi
Saç rengi: Siyah
Arabası: Opel
Kullandığı parfüm: Kullanmıyorum
Sevdiği renk: Mavi-Siyah
Sevdiği yemek: Sarma
Sevdiği içki: Kullanmıyorum
En sevdiği tatil yeri: Bodrum
En sevdiği sanatçılar: Demet Akalın-Murat Boz
İlk ve son hit parçası: Kendime Söz Verdim-Yatak
İdeal tipi: Uzun saçlı, beyaz tenli

Röportaj: MURAT FIRAT

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...