Ana içeriğe atla

Tarkan’a sesleniyorum! Gülşah düete hazır


Gülşah, müzik aşığı bir kadın, şarkı sözü yazıyor ve her tarz da şarkı söylüyor. Dahası ne yapıyor ne ediyorsa, dinleyiciyi etkilemeyi başarıyor. Klipleri kısa film tadında hem dinle hem de izle tabii ağlamakta serbest! Kız beste fabrikası gibi durmadan yazıyor. Gün içerisinde canı sıkılınca of “Hayat, bana mı zorsun hep” diyor, gece beste hazır aranjörü ara…
Tarkan’a sesleniyorum! Gülşah düete hazır seni bekliyoruz… Dönem Ankara havaları olsa da, Karadeniz türküsü “Yeminimiz Var İdi” dinlemeden röportajı bitirmeyin.
                            
Merhaba Gülşah nasılsın, bize biraz kendinden bahseder misin?
Çocukluğumdan beri müziğin içindeyim. Kendimi bildim bileli sürekli şarkı söyleyen birisiyim. İlk şarkı sözü yazma ve beste çalışmalarım çocukluk yıllarıma uzanır. Ancak profesyonel olarak şarkı sözü ve beste çalışmalarıma 2010 yılında başladım.
2014 yılında ilk albüm çalışmam olan, sözü ve müzikleri kendime ait 11 şarkıdan oluşan  “Aşka Davet’i ve ardından gelen “Hayat” dâhil olmak üzere 3 single şarkıyı müzik severlerle buluşturdum. Ayrıca başka sanatçılar tarafından da şarkılarım seslendirildi. Şimdiye kadar 150’nin üstünde eseri olan müziğe aşık birisiyim.

Müzik yolculuğundaki serüvenin nasıl başladı?
İlk beste çalışmalarıma başladığım o yıllarda aslında şarkılarımı başka sanatçılara iletmekti amacım ta ki eşim aranjör Selim Topsakal ile tanışana dek. O,beni müzik sektörüne girmem konusunda tüm kalbiyle destekleyen ilk kişidir. Ve ardından bir albüm hazırlığına başladık. “Aşka Davet” albümümü müzik sektörüyle buluşturduk.

''Hayat" single çalışman nasıl başladı?
Bir gün hayat koşturmacısının beni bunalttığı bir anda ağzımdan “Hayat, bana mı zorsun hep?” diye bir cümle çıktı. İçimden bu cümleyi bir şarkı yapmalıyım dedim ve aynı gün şarkıyı bitirdim. Aslında elimizde birçok banko dediğimiz şarkı olmasına rağmen “Hayat” şarkısına çok fazla yükseldik. Çünkü şarkının hayatın içinden olup hayatı anlatması ve herkese hitap etmesi önemliydi.

Kimlerle çalıştın?
Şarkımın düzenlemesini, mix ve masteringini eşim Selim Topsakal yaptı. Stüdyo aşamasında, yaylılarda İstanbul Strings, gitarda Caner Güneysu yer aldı. Şarkımın okumaları Kaya Stüdyolarında vokal koçum Fatih Ertür ile birlikte kayıt edildi.
Klibin yönetmenliğini ise Efe Cansoy yaptı. Klibim de “Diriliş Ertuğrul” dizisinden de tanıdığımız Mehmet Cerrahoğlu ve ayrıca Zaza Kara yer aldı.

Hangi isimler teşekkürü hak etti?
Başta desteğini her zaman yanı başımda hissettiğim sevgili eşim, aynı zamanda aranjörüm Selim Topsakal’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çünkü başarı ekip işidir.

“Hayat” şarkısının klibi hem dikkat çekici hem de birçok eleştiriye maruz kaldı. Yapılan olumsuz eleştirilere cevabın ne olacak?
Biz klip olarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Çünkü kısa film tadında bir klip çektik. Tabii insanların alışmadıkları bir şeyi onlara sunduk. Alışılan o anlamsız görsel yığınlarından farklı olarak, konusu olan bir klip çektik.
Klibin konusu; orman hayatını simgeliyor. Ve klipte sürekli arkamdan gelip, beni yakalamaya çalışan iki karakter ise şanssızlıkları ve zorlukları temsil ediyor. Ormandaki hayat mücadelem devam ederken bir taraftan da sürekli peşimde olan şanssızlıklardan kaçmaya çalışıyorum. Finalde ise “acaba ne olacak” sorusunu oluşturduk. Ben çok keyif aldım ve çok beğenerek izliyorum.

Geri dönüşlerden memnun musun?
Geri dönüşlerden tabii ki memnunum tanıdık tanımadık binlerce kişiden tebrik mesajları aldım ve hala alıyorum. Şarkıyı dinleyip daha bu şarkıyı beğenmedim diyen birisi çıkmadı. Bu da bizim başarımızdır.

Türk pop müziğini nasıl görüyorsunuz? Şarkılar çabuk eskiyor, çok çalışmak sürekli üretmek mi gerekiyor? Ne yapmalı ayakta kalmak için?
Pop müziği gerçekten çok karmaşık bir hal aldı şarkılar çok çabuk tüketiliyor. En popüler isimler için bile durum aynı. Şarkıların ömrü en fazla 2-3 ay. Sonrasında yine yeni bir şarkı olması gerekiyor. Eskiden de pop şarkılar yapılıyordu fakat 2-3 yıl aynı albümü dinlerdik ve tüm şarkıları ezbere bilirdik. Şimdi maalesef öyle değil. Ayakta kalmak için her zaman kaliteden ödün vermeden sürekli üreterek gündemde kalmak gerekiyor.

Müzik dünyasında radyocuların ne gibi bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? Radyocular şarkıcılara mı şarkıya mı öncelikle önem veriyor?
Radyoların etkisi tabii ki tartışılamaz derecede büyük. İnanın bazen bazı şarkıları daha ilk duyduğumuzda beğenmediğimizi söylesek de radyolarda çok sık duyduğumuz için bir gün bakmışsınız ki o beğenmediğiniz şarkıyı mırıldanmaya başlamışsınız. İşte bu noktada radyonun gücü çok büyük. Radyocular şarkıya ya da şarkıcıya bakıyor diye bir genelleme yapamam. Çünkü bu herkeste ayrı bir şekil alır. Kimisi şarkıya bakar kimisi şarkıcıya. Bence doğru olan şarkıya bakmaktır. Diğer türlüsü inanın hiç hoş değil...

Düet yapmak istediğiniz bir isim var mı? Kimle bir düet yapmak istersin ve neden o kişi?
Zaten Eşim Selim Topsakal ile birlikte düet olarak seslendirdiğimiz bir Karadeniz şarkım var “Yemininiz Var İdi” adında. İleride bir Karadeniz şarkımı daha birlikte seslendirebiliriz.
Düet yapmak istediğim tek kişi Tarkan’dır. Sesinin bir büyüsü var bana göre.

Hayatında müzik dışında neler var? 
Müzik hayatımın önemli bir bölümünü oluşturuyor gibi görünse de, ben her şeyden önce bir anneyim ve her anne gibi sorumluluklarım var. Evladımın eğitimi ve öğretimi konusunda koşturmacalarım var.

Birçok ses yarışmaları oldu, yarışmalar hakkındaki düşüncelerin nelerdir?
Yarışmalar, evdeki izleyici açısından keyifli programlar. Fakat iş yarışmacı olmaksa, bana göre değil. Çünkü en fazla bir sezonluk ömrün oluyor. Ama yarışmacı etiketin ömür boyu seninle kalıyor. Katılanlara başarılar dilerim.

Kariyer planlamaların arasında neler var?
Dediğim gibi sürekli üretmeye devam edeceğim. Yorumculuğum dışında söz yazarı ve besteci kimliğimin de ismim ile birlikte anılması hedeflerim arasında.

Piyasada birçok yeni şarkıcı var sizi diğerlerinden ayıran özellik nedir? İnsanlar sizi neden dinlemeli?
Öncelikle üretiyorum, yani şarkı yazabilmek ve bestelemek ve iyi işler çıkarmak herkese nasip olmuyor ve her tarzdan eserlerim var. Ayrıca aynı zamanda her tarz müziği icra edebiliyorum. Bence çok geçerli sebepler bunlar.

Sosyal medya ile aran nasıl?
Sosyal medya ile aram gayet iyi. Aktif instagram kullanıcısıyım. Bana yazan herkese mutlaka cevap veriyorum. Beni @gulsahtopsakalofficial profilimden takip edebilirler.

Yeni albüm hazırlıkları başladı mı? Dinleyicileri ne gibi sürprizler bekliyor? 
“Hayat” daha çok yeni onu istediğim çıtaya yükselttikten sonra ya bir single ya da bir maxi single ile tekrar “merhaba” diyebilirim.

Son olarak Murat Fırat okuyucularına neler söylemek istersin?
Bu yola çıktığım dünden bu güne beni destekleyen, yanımda olan, bana inanan başta eşim Selim Topsakal olmak üzere herkese teşekkürlerimi bir borç biliyorum.
Ayrıca size de teşekkür ederim.
Sevgiler, Murat Fırat.

Röportaj: MURAT FIRAT

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...