Ana içeriğe atla

Neslihan "Sanatçıların Evlilik Yürütmesi Zor”


O Neslihan…
Elinde gitarı, dilinde duygusal şarkıları.

Henüz sosyal medya hayatımıza yeni yeni girmeye başladığı dönemlerde “Hiç Sevmedim” şarkısıyla gönüllerde taht kurmayı başaran, duygusal şarkıların güçlü yorumcusu Neslihan “Adı Oldu Yalnızlık, Sen, Ağlayacağım, O Bilmiyor” gibi şarkılarıyla kariyerine magazinden uzakta devam etti. Gitarın hayatındaki yerinin çok kutsal olduğunu söyleyen güzel sanatçı, “İlk gitarını üniversite kitaplarını satarak aldığını” belirtti.

Kendisine has yorumu ve şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, yeni teklisi “Sen Ben” ile dinleyiciden tam not aldı.                                                                        

Merak edenler için soruyorum: Neslihan kimdir?
Malatya’da doğmuş, mersinde büyümüş ve İstanbul’da demlenmiş bir kız çocuğuyum. (Gülüyor) Müziğe aşık, muhafazayı, biraz da derdi ve ızdırabı seven bir insanım.

Neslihan nasıl bir ailede büyüdü? Aileniz müziğe olan ilginize destek oldu mu?
3 çocuklu güzel bir ailenin ortanca çocuğum. Evet, özellikle babam isletme fakültesi öğrencisi olduğum halde bana defalarca “mutsuz olacaksın bu meslekle, sen müzikle uğraşmalısın” dedi. Hatta o daha fazla istedi iyi bir noktaya gelmemi diyebilirim. Bestelerimi ilk aileme dinletirdim ve her zaman yanımda oldular.
                                             “Başarı Beklemiyordum”

İlk olarak sosyal medya da tanıdık seni “Hiç Sevmedim şarkısı başarılı olunca albüm teklifi geldi. “Hiç Sevmedim” şarkısının büyük kitlelere ulaşacağını tahmin ediyor muydun?
Açıkçası bu kadar çabuk bir başarı beklemiyordum. Çünkü 2005’te henüz sosyal medya yeni yeni hayatımıza girmeye başlamıştı.
Evet, bir başarı bekliyordum ama “Hiç Sevmedim” o şarkı değildi sanki bana göre. Tabii bazen halkın tercihi de önemli olabiliyor.

“Hiç Sevmedim” şarkısını çok sevmediğini belirtmişsin… Bestesi ve sözleriyle müziğin klasikleri arasına giren “Hiç Sevmedim” şarkısının hikâyesi nedir?
Hikâyesi “kavuşamamış iki insanın yıllarca yaşadığı kara sevda acısı”dır.
Ablam sayılacak kadar sevdiğim bir yakınımızın hikâyesiydi, ben bir şarkı ile anlatmaya çalıştım. Olay Ankara-İstanbul arasında geçiyor ve bildiğim kadarıyla hala devam ediyor.

2000’li yılların internet fenomeni Neslihan’dır! Senin dönemin de seviyeli, ahlaklı ve en önemlisi yeteneği olanlar fenomen olurdu ama geldiğimiz noktada basit insanlar ucuz videolarla hak etmedikleri üne ve paraya kavuşuyorlar… Bu değişimin ve haksızlığın sebebi nedir?
Hayat çok kısa, zaman eskisinden daha hızlı geçiyor. Sosyal medya dediğiniz şartları oluşturacak güce sahip bazıları için ama ben haksız kazanç ya da haksız şöhretin bir gün kaybolup gideceğine inanıyorum. Örnekleri de çok ama emeğinde bir gün mutlaka yerini bulacağına inananlardanım.

                                       “Şarkının Nakaratını Rüyamda Gördüm”

Sözü ve müziği size ait olan “Sen Ben” şarkısı nasıl doğdu?
Yıllar önce nakaratını rüyamda gördüğüm bir şarkıydı. Çoğu şarkım benim hikayem değildir. Şarkılarımı başkalarını izleyerek yazarım ama bu şarkı benim hikâyemdi. O yüzden uzun süre çok hisli okudum.

Şarkının klibi sade olmuş, şarkıyı mı ön plana çıkarmayı hedefledin?
Evet, şarkılarımda insanların hikâyelerini bozmayacak sade klipleri tercih ediyorum. Çünkü herkesin bir hikayesi var, o şarkı ile örtüşen.

En son 7 yıl önce “Masal Gibi” solo albümünü çıkardın devamı single olarak geldi. Artık solo albüm çıkarmayacak mısın?
Uzun bir süre tekliler olacak ve tamamen YouTube kanalım üzerinden devam edebilirim. Zaman ne gösterir bilemiyorum ama şu an günümüz şartları böyle bir yol çizdirdi bana.

Bir dönem radyo programı sundun devam ediyor mu? Radyo da şarkının çalınmasıyla, radyonun mutfağında olup şarkı çalma arasında ne gibi farklılıklar var?
Radyo benim için inanılmaz bir serüvendi, tarifsiz bir meslek ve icra edenlere saygım sonsuz. Devam etmiyor çünkü yurtdışındayım.
Radyoda şarkınızın çalması bambaşka bir duygu çünkü artık o şarkıları nasıl seçtiklerini biliyorum. İnsan hissettiği şarkıları çalmayı daha çok tercih ediyor. Bu yüzden şarkınız radyoda çalıyorsa bir tebessümü hak ettiniz demektir.

                                       Duayla anılan sanatçı Neslihan



Sessiz sedasız evlendin… Peki evlilik nasıl gidiyor? Sanatçının evlilik yürütmesi kolay mı?
Evlilik hayatımda gördüğüm en zor müessese! (Gülüyor) Sabır ve fedakârlıklar üzerine kurulmuş, hele çocukta girince işin içine!
Sanatçıların evlilik yürütmesi zor diye düşünüyorum çünkü üretmek ciddi bir özgür alan istiyor. Bazen tek sorumluluğunuz işiniz olması gerekirken hiç alan bulamaya biliyorsunuz. Ama işinize aşkla bağlıysanız hem evliliğin hem de işinizin tadını çıkarmanızda mümkün. Tabii ciddi bir çaba gerekiyor.

Sahnelerden uzak kalmanın sebebi evliliğin olabilir mi?
Yurtdışı ve burada başladığım projeler. 3 yaşındaki minik tatlı kızım ve ilerleyen zamanla biraz kendimi de dinlemek istemem. Ama dönüşüm güzel konserlere gebe. (Gülüyor)

Seni “gitarlı kız” olarak tanıdık. İlk gitarını kaç yaşında eline aldın, ilk hangi besteni hazırladı, gitarın hayatındaki yeri nedir?
İlk gitarımı üniversiteye hazırlık kitaplarımı satarak aldım.  İlk bestem “Gün Ağarır” henüz yayınlamadım. Gitarın hayatımdaki yeri çok kutsaldır! Hüzünüm, çocukluğum, bir organım gibi ruhumdaki yeri tarifsizdir.

Sizce bir şarkının kalıcı olması için ne yapılması gerekir?
Tamamen kalpten yazılması! Kaygısız, tasasız, süzme duygulardan oluşması ve kesinlikle yaşanmışlık olması lazım!

Kariyerinde pişmanlıkların keşkelerin var mı?
İnan bu sorunun cevabını bende bilmiyorum. Ama sanırım gitarı daha ileriye taşıyabilirdim. Hayat ve yaşam bir şekilde başımızı kaldırmamıza müsaade etmiyor.

Müzikten uzaklaştı mı?
Mümkün mü?

                                        “Ahrete İnancım Tam”

Önümüzdeki projeler neler? Biraz da onlardan konuşalım…
YouTube kanalımda cover çalışmalarımı yayınlamaya başladım ve ilgi gördü. Bestelerimi ve coverlarımı yayınlamaya devam edeceğim. Tabii hepsi için titiz bir çalışma ile klip çekiyoruz. Buda dinleyenleri daha çok mutlu ediyor. Onlarla aramdaki bağ bambaşka.

Bu son sorum. Bir sanatçı olarak nasıl hatırlanmak istersin?
Dinleyici tarafından hayırla ve duayla anılan bir sanatçı olmak isterim. Çünkü hayatım ve müziğim kadar ahrete de inancımda tam. Geceleri insanlar için dua etmeye çalışıyorum, dilerim bende dua ile anılırım.

Yaş-Boy-Kilo: 34 - 1.73 - 63
Burcunuz: Terazi
Tuttuğunuz takım: Beşiktaş
En sevdiğiniz renk: Yeşil
Ne tür müzik dinlersiniz: Güzel olan her müziği
Yaptığınız en büyük çılgınlık: Yurtdışı’nda yaşama
Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız: Çok ciddi fedakârlıklar yaparım
Sizi sevenin sizin için neler yapması hoşunuza gider: İyi ve faydalı bir insan yapacak kadar emek vermesi
Şu an ruhunun olmak istediği yer: İstanbul/Beylerbeyi
İzlemekten keyif aldığın TV programları neler: Fantastik filmler
Hayatta en çok kıymet verdiğin insan: İnsanlık
Hayvan besliyor musunuz: Tavşan, civciv, kuş besledim ama şu an yok
Aşk her şeyi affeder mi: Detayları bilmek gerekir
Benzetildiğiniz biri var mı: Kızım ve annem
Fobilerin: Uçak, köpek, yılan
Hobilerin: Güzel mekan keşfetmek, go card, kendime hediye almak
En büyük hayaliniz: Cennete girmek
Beğendiğiniz huyunuz: Zamanla azaldı!
Beğenmediğiniz huyunuz: Kafamın karışık olması
Sizi en mutlu eden iltifat hangisi: İyi bir dost olduğumun ve sahneye yakıştığımın söylenmesi

Röportaj: MURAT FIRAT

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...