Ana içeriğe atla

"Türkiye'yi dünyada Kardelen temsil edecek"


"Şanıma İnanma" ile müzik listelerinde hızla yükselişe geçen Kardelen, hakkında merak edilenleri, kariyeriyle ilgili planları ve hala devam eden projelerini bizlerle paylaşıyor.

Merhaba Kardelen öncelikle nasılsın, bize biraz kendinden bahseder misin?
Merhaba, çok iyiyim. Teşekkür ederim. Siz de iyisinizdir umarım.
Kendimi bildim bileli müzikle uğraşıyorum. Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ilk single projemiz Şanıma İnanma ile de karşınızdayım.

Müzik yolculuğundaki serüvenin nasıl başladı?
8 yaşında Almanya’da başladı her şey. Bir hocamın yönlendirmesiyle sahne alıp Sessiz Gemi’yi söylemiştim. O yaşta hele ki Türk müziğine hakim olmayan bir çocuk için bu şarkıyı söylemek ve ayakta alkışlanmak unutulmaz bir andı. O gün benim yolumun bu olduğunu anladım. Rüya gibiydi.

''Şanıma İnanma" single çalışmanız nasıl başladı? Kimlerle çalıştınız? Hangi isimler teşekkürü hak etti?
Şanıma İnanma’nın söz ve müziği bildiğiniz gibi Sezen Aksu imzası taşıyor. Aranjörlüğünü Zeki Bilir yaptı. Aranjesi Belçika’da, mastering çalışması Amerika’da yapıldı. Her noktanın en iyisi olması için titizlikle çalıştık. Farklı bir şey ortaya koyduğumuza inanıyorum. Bir Sezen Aksu şarkısıyla çıkış yaptığım için de kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. Aslında bir gün Sezen Aksu bestesiyle çıkış yapacağımı hiç düşünmemiştim. Her şey çok hızlı gelişti. İlk dinleyişimde de farklı bir şey hissettim. Şarkıyı zaten çok seviyordum. Bu şarkının bana yakışacağını düşündüm. Klibimizi ise Meltem Şentürk yönetmenliğinde Eskişehir’de çektik.

''Şanıma İnanma" singleniz dinleyiciden nasıl tepkiler alıyor? Geri dönüşlerden memnun musunuz?
Çok memnunum. Beklediğimizden de güzel tepkiler aldık. Şarkının enerjisi çok güzel zaten ama benim enerjimin özel olduğunu hissediyorum. Bu da karşıya çabuk geçiyor. Yeni jenerasyonun Şanıma İnanma’sı diyorlar. Bunları sözleri duymak harika.

Bir şarkının hit olacağını anlamak mümkün mü?
Elbette belli formüller var ancak hit olması şarkının iyi bir şarkı olduğu anlamına gelmiyor. Popüler bir iş yapmakla, gerçek bir müzik yapmak arasında fark var. Açıkçası yeni çıkan sanatçılar gibi reklam veya izlenmesi için gidilen yollara hiç başvurmadım. İyi bir şey yaparsanız insanlara eninde sonunda ulaşır diye düşünüyorum. Nitekim bizim şarkımız reklamsız kısa sürede üç milyon izlenmeyi geçti.

Müzik adına neler yapmak istiyorsun? Şu an yapmak istediklerinin neresindesin?
Almanya’da R&b hip-hop dans eğitimi aldım. Orada doğmak elbette dil ve kültür anlamında büyük bir avantaj oldu benim için. Almancam ve İngilizcem çok iyidir. Zaten yabancı şarkılar da söylüyorum. Türkiye ve Avrupa turnesi yapmak istiyorum. İngilizce ve Almanca albüm hedeflerim arasında. Hepsinden önce kendi ülkemde başlangıç yapmak istedim. Yakında yeni single ve yeni bir projemiz var. İstediğim yolda emin adımlarla ilerliyorum.

Piyasada kalıcı olacağınıza inanıyor musunuz?
Çok sevdiğim bir söz var; "Hayallerinin peşinden gidecek cesaretin varsa bütün rüyaların gerçek olabilir."
Müzik benim için uzun soluklu bir yolculuk olacak. Bunu hem biliyor hem hissediyorum.

Türk pop müziğini nasıl görüyorsunuz? Şarkılar çabuk eskiyor, çok çalışmak sürekli üretmek mi gerekiyor? Ne yapmalı ayakta kalmak için?
Bizim o kadar özel bir müziğimiz var ki. Türk müziğinin her dalı çok zengin. Pop müzikte de çok güzel işler yapan isimler var. Yeni şeyler yapan herkesi çok takdir ediyorum. Dediğiniz gibi her şey çok hızlı tüketiliyor. Hayatın her alanında olduğu gibi değerlerimizi hatırlayarak ve koruyarak bunun önüne geçebiliriz. Dilerim Türk müziğini daha da güzel işlerle güçlendireceğiz. Ayakta kalmak için mücadeleye devam.

Müzik dünyasında radyocuların ne gibi bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? Radyocular şarkıcılara mı şarkıya mı öncelikle önem veriyor?
Radyoların etkisi internet ve televizyona oranla düşük gibi gözükse de bence çok önemli. Ne yazık ki yeni çıkan isimler için radyo listelerine girmek zor oluyor. Bu da piyasa şartlarıyla ilgili bir sorun. Radyocuların bu noktada elinden bir şey gelmiyor. Her ne kadar sanatçıları şarkılardan öncelikli tutanlar olsa da genel olarak radyocuların şarkıya önem verdiğini düşünüyorum. Çok kıymetli radyocularımız var. Piyasa şartlarına rağmen biz neredeyse tüm yerel radyolarda çalıyoruz, ulusal radyoculardan çok güzel tepkiler alıyoruz. Mümkün olduğunca dinleyiciye ulaşmak için her mecrada yer almaya devam edeceğiz.

Piyasada birçok yeni şarkıcı var sizi diğerlerinden ayıran özellik nedir? İnsanlar sizi neden dinlemeli?
Piyasada çok güzel işler yapan arkadaşlarım var. Hepimizin ayrı bir tarzı, ayrı bir enerjisi var. Ben de müzik yolculuğunda çalışarak, emek vererek, kalbimi koyarak ilerliyorum. Hem farklı dillere çok hâkimim hem de dans, stil gibi önemli konularda deneyim sahibiyim. Ses rengimin de farklı olduğuna inanıyorum. Türkiye'yi dünyada benim kadar iyi temsil edebilecek bilgiye, yabancı dile ve şarkı söyleme tarzına sahip biri yok. Yani dinleyicilerimle paylaşacak çok şeyimiz var. Zamanla hepsini göreceğiz.

Sosyal medya hesaplarımdan hakkımdaki gelişmeleri takip edebilirsiniz. https://www.instagram.com/kardelenkumdereli/ Herkese çok sevgiler.

Yaş-Boy-Kilo: 22 - 173 - 58
Burcunuz: Başak
Tuttuğunuz takım: Galatasaray
En sevdiğiniz renk: Mavi
Ne tür müzik dinlersiniz: Kulağıma hoş gelen
En sevdiğiniz şarkı ve nedeni: Beyonce-Halo
Yaptığınız en büyük çılgınlık: Büyük kıyafetlerle havuza atladım
Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız: Her şeyi
Sizi sevenin sizin için neler yapması hoşunuza gider: Sürprizler ve fedakârlık.
Şu an ruhunun olmak istediği yer: California
İzlemekten keyif aldığın TV programları neler: Reality showlar ve fantastik diziler
Hayatta en çok kıymet verdiğin insan: Annem ve babam
Hayvan besliyor musunuz: Evet muhabbet kuşu
Karşı cinste hoşlandığın tip: Kumral
Aşk her şeyi affeder mi: Affeder
Benzetildiğiniz biri var mı: Wonder Woman
Fobilerin: Tüylü halıları elimle tarayasım geliyor.
Hobbilerin: Dergi, dizi ve alışveriş.
En büyük hayaliniz: Dünya turnesi ve kendi giyim markamı yapmak.
Beğendiğiniz ve Beğenmediğiniz huyunuz: Dürüstlüğümü beğeniyorum ama fazla duygusallığımı sevmiyorum.
Sizi en mutlu eden iltifat hangisi: "Şimdiye kadar gördüğüm en güzel gözlere sahipsin. "

Röportaj: MURAT FIRAT

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...