Ana içeriğe atla

Nur Ertürk: Sanat ile cinsellik arasında çok ince bir çizgi var..!

Nur Ertürk markasını korumak için kaliteden ödün vermiyorum.

 ''Grisi Yoktur Aşkın'' adlı maxi single için bir araya geldiğimiz Nur Ertürk, müzik piyasası ve özel hayatıyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu.

“Grisi Yoktur Aşkın" maxi single çalışmanız nasıl başladı? Kimlerle çalıştınız? Hangi isimler teşekkürü hak etti?
Müzik yönetmenim “İlker Tekyaygil” çok emek verdi çalışmama, aranjörüm “Hatem Tutkus” ve stüdyo çalışanlarındaki müzisyen arkadaşlarımın hepsine teşekkür etmem gerekiyor. Benim işime sahip çıkan müzik firmam 2645 Records ve productorum “Abdullah Özdoğan” teşekkürün en büyüğünü hak ediyorlar. Müzikten kopmamama rağmen yeni eser yapmamıştım, buda yanlış anlaşıldı. Yaptığı çalışma sanatçının kimlik kartı oluyor. Yeni eserim çok beğenildi ve ben çıktığım yolda çok mutluyum.

''Grisi Yoktur Bu Aşkın" şarkısına klip çektiniz, klibin hikayesi nedir?
Klip çalışmam başarılı yönetmen “Erkan Nas” tarafından yapıldı. Neşeli cıvıl cıvıl bir performans sergiledik, renklerde bizim neşemizi ve keyfimizi daha çok ortaya çıkardı. Klip çalışmasında rol yapmadık biz eğlendik ve eğlencemizi görüntüledi yönetmenimiz. Bizim eğlencemiz izleyiciye de pozitif geçmişe benziyor.

''Grisi Yoktur Aşkın" maxi singleniz dinleyiciden nasıl tepkiler alıyor? Geri dönüşlerden memnun musunuz?
Şarkı, yorumum ve sound olarak çok beğenildi bir tek kötü yorum almadım her zaman minnettar olduğum izleyicim ve dinleyicim sizi çok özledik yorumunu yaptılar. Bir daha yeni eserler için bu kadar ara vermeyeceğim. Sahnede olmak şarkı söylemek benim genetiğimde var. Benim şarkı söyleme ve her zaman yeniliklerle sevenlerimin karşısına çıkma özlemimi anlayan müzik severlerde bu yüzden beni sevmekten vazgeçmiyor. Nur Ertürk markasını korumak ve işimin başarısı için kaliteden ödün vermiyorum.

Müzik kanalları ve Radyolar ''Grisi Yoktur Aşkın" şarkısına ne kadar şans veriyor?
Şans veriliyor, hızlı çıkışımızı da sürdürüyoruz. “Grisi Yoktur Aşkın” isimli şarkımız bir çığ gibi büyüyor ve yayılıyor. Bir eseri milyonlara bir anda duyuramıyorsunuz. Ben stüdyodayken bazı radyocu arkadaşlarıma dinlettim ve tam not aldım. Halkın nabzını çok iyi tutan radyocuların bakış açısına çok güvenirim. Ben işimi yaptım müzik kanalları ve radyocu dostlarıma beğendirdim, şimdi onlarda halka sunup beğendirecekler.

Kendi türkülerinizden oluşan, proje bir albüm düşünüyor musunuz? Düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı?
Kendi türkülerimden oluşacak bir proje bana mutluluk verir. Farklı güncel bir düzenlemeyle tabii yeni bir akım başlatılabilir. Benim okuduğum eserlerde buna çok uygun işler. Ben herkesle düet yapabilirim isim vererek unuttuklarımı kırmak istemem. Yeni nesil yorumcular çok başarılı ben buradayım benle bir şeyler yapmak isteyen olursa giderim, bana bir düet projesi yapılacaksa karşımdaki kimse severek okurum.

Herhangi bir ünlüyle aklınıza gelen ilk hikâyeniz?
Bende hikâye bitmez çok güzel dostluklarım var her dostumla da bir hikâyem mutlaka bir var. Ben neşeli bir yapıya sahibim girdiğim ortama da neşe katmayı severim. Şöyle bir şey anlatayım davet edildiğim birçok yerde herkes asker gibi oturuyorsa dayanamam ve mutlaka herkesi harekete geçiririm. Sahneme çok özen gösterdiğim için sahnede büyük bir şey yaşamadım. 

27 yıllık kariyeriniz size ne anlatıyor? 17 yaşında ilk albümünüzü çıkardınız, o günden bu güne neler değişti.
Yıllar çabuk geçiyor tutsan tutulmuyor, sadece müzikalite olarak değiştim. Müzik her geçen gün yeni boyut kazanıyor, ayak uydurabilirseniz kalıcı oluyorsunuz. Benim kişiliğim değişmez insan seven bir yapıya sahibim bu hiç değişmedi bundan sonrada değişmez. Müzik anlamında ise gündemi takip eder her türlü gelişmeden haberdar olurum. Bendeki yılların getirdiği değişiklik sadece müziğimde oldu.

Müzikal yolculuğunuzda yolunuzu kesen birisi oldu mu?
Halk sizi kabullendiyse kimse yolunuzu kesemez. Ben müziği bıraktım açıklamalarını duyuyoruz bazen içine müzik aşkı işleyen müziği bırakamaz, müzik onu bırakmıştır söyleyemiyordur. Birde benim ikili ilişkiler ve dostluklarım çok iyidir, destek olan olmuştur köstek olmaya çalışanı ben bilmiyorum. Olmaya kalktılarsa da Allah kendilerine döndürmüştür eminim.

Sanatçıların toplumdaki görevleri nelerdir?
Sanatçıyı birçok kişi takip ediyor ve örnek alıyor. Sanatçının yaşantısını taklit eden ve onun gibi yaşamaya çalışan çok kişi var. Aşırılıktan kaçmalıyız, bu toplumun örf, adet, gelenek ve görenekleri var bunları unutmadan yaşamalıyız. Kısa bir örnek verirsek magazin dünyasında biten evlilikler topluma sirayet etmiştir. Gerisini siz düşünün...

Şarkılarınızı ilk kime dinletirsiniz?
Müzik kulağı olduğuna inandığım yakın dostlarım... Beni hiç yanıltmadılar. Ben bir kişiye güvendim mi sonuna kadar güvenirim.

Sanatçılığınız hakkında çevrenizden en sık duyduğunu sözler neler?
Bunları söylemem doğrumu bilmiyorum. Megaloman diyebilir insanlar, beni övdüklerinde utanırım, yüzüm kızarır. Yalnız şunu söyleyebilirim çok hareketli ve neşeli sahne yapmamdan dolayı sen ölüyü bile oynatırsın lafını çok sık duyarım.

En seksi türkücü unvanına sahipsiniz! Hiç ahlaksız teklif aldınız mı?
Seksi olmak bir sanattır bunu pornografiye dönüştürürseniz ahlaksız teklif alırsınız. Sanat ile cinsellik arasında çok ince bir çizgi vardır. Eğer bu çizgide doğru yürüyebiliyorsanız, sorun yaşamaz ahlaksız teklif almazsınız.

''Kara Kiraz'' türküsünün klibi youtube'de 1.500 milyonu aşmıştı! Yalnız bu oran kısa sürede 900.000 binlere düştü... Müzik piyasasına geri dönüşünüzle, meslektaşlarınız rahatsız mı oldu?
Herkes kendi işi ve ekmeğinin savaşını verir Nur Ertürk'ün dönmesinden kimse rahatsız olmaz. Eğlence hayatı düşüşte bu sahnede dinlenecek solist azlığından aslında... Kaliteli sanatçı ne kadar çok olursa müzik ekonomisi de o kadar yükselir.

''Nur Ertürk'le Her Sabah'' programı gibi dönemine damga vuracak bir program teklifi gelirse kabul eder misiniz?
Uzun yıllar ekranlarda oldum, bu bana büyük mutlulukta verdi. Televizyonculuğu seviyorum. Güzel bir proje olursa neden olmasın? Sizi sevenlerle her daim yüz yüzesiniz daha güzel bir şey var mı?

Yaşamadığınıza pişman olduğun bir şey var mı?
Yaşadığım hiç bir şeyden pişman olmadım. Zaten pişman olacağım bir şeyde yaşamam.

Bize bir gününüzü anlatın dersek neler anlatırsınız?
Herkes gibi kahvaltımı yaparak başlarım günüme, işkolik bir yapıya sahip olduğum için hemen işlerimle alakalı planımı yapar yola çıkarım. En büyük keyfimde akşam ailemle evde oturmak ve karşılıklı çay sohbetidir.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Nur Ertürk bir yere gitmemişti ben hep yerimdeydim. Yeni çalışmamla kaldığım yerden devam ediyorum. Kaliteli işlere sahip çıkan halkımız "Grisi Yoktur Aşkın" isimli eserime sahip çıkacaklardır.

MURAT FIRAT

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...