Ana içeriğe atla

Kamufle: Hip hop kültürü kendi dünyasına çekti!..

Yeni şarkısı Sorunumuz Var'ı piyasaya süren Kamufle, Pop müziğin 90'lı yıllardaki ruhuna dönmesini istedi. Sadık bir dinleyici kitlesine sahip olan sanatçı: Müzisyenlerin kendi benliğinden ödün vermesini, utanç verici olarak nitelendiriyor! Rap müzik ortamında kimseyle husumet yaşamayan tek MC olduğunu itiraf eden Kamufle ''Müzik sektörü, kariyeri ve yeni projeleri'' hakkında samimi açıklamalarda bulundu.

Merhaba Kamufle öncelikle nasılsın, bize biraz kendinden bahseder misin?
Gayet iyiyim. İsmim "Basri Fırat Bayraktar" çocukluğumdan beri Hip-Hop kültürünün içerisindeyim ve 2003 yılından beri Rap müzik icra ediyorum. Maltepe Üniversitesi "Mobilya Dekorasyon" bölümü mezunuyum aynı zamanda lise yıllarım "Haydarpaşa End. Meslek Lisesinde" yine "Mobilya Dekorasyon" bölümü okuyarak geçti. O yıllarda yarı profesyonel basketbolcuydum aynı zamanda hala da sokaklarda oynamaya devam ederim.

İsminiz orijinal mi?
Annem ve babam askeri dikim evinden emekliler. Babam saraçtı, silah kılıfları üretip deri işlemelerini dikerdi ve annem terzilik yapıyordu. Parka, Kamuflaj, askeri çadır vs dikerdi. O yaşlarda askeri malzemelere ilgimden ötürü ve küçüklüğümde çok utangaç bir çocuk olduğum için mahlasımı "Kamufle" yaptım.

Müzik yolculuğundaki serüvenin nasıl başladı?
İlk olarak 1995 yıllarında televole kasetinde "NTM" diye Fransız bir rap grubu dinledim. Sonra o yıllarda "Cartel" çıkınca Hip-Hop kültürü beni iki yakamdan tutup kendi dünyasına çekti.  "Yeraltı Operasyonu" "Nefret" "Silahsız Kuvvet" vs vs derken. Graffity, Break Dance gibi dallarla uğraştım dediğim gibi basketbolcuydum zaten sonrasında 2003 yılının sonlarında ilk rap kaydımı aldım. Aradan yıllar geçti ve 12 albüm 40 farklı şehirde Hip-Hop jam ve festival sahneleri, dizi tecrübesi, reklam müzikleri, seslendirme ve ses uzmanlığı yaptım ve hala devam ediyorum. Kısacası hayatımın ve kariyerimin tamamını Hip-Hop sayesinde şekillendirdim. İyi ki var! 

Türkiye’de rap müzik piyasanın neresinde yer alıyor? İlgiden memnun musun?
13-14 yıldır Rap müzik piyasasının içindeyim ve kültürde ki her insanla mutlaka bir yerden bir tanışıklığımız var. Sanırım ben Rap müzik ortamında kimseyle husumet yaşamayan tek MC'yim. Rap müzik ortamının barışçıl tarafında yer aldığımı söyleyebilirim. İlgiden memnunum!


Pop müzikte Kraliçe Sezen Aksu’ysa, Rap müzikte Kral Ceza’dır! Ceza’yı örnek alıyor musun?
Pop müzik ortamını bilmem ama Hip-Hop kültüründe Hiyerarşi'ye yer yoktur. Bizde Kral Kralice falan olmaz. Bizim kültürümüzde her şey karşılıklı saygı ile ilerler. Bilgin abi (Ceza) saygı duyduğumuz öncü bir isimdir ama Krallık vasfı yoktur! Bunu Bilgin abiyede söyleseniz emin olun aynı cevabı verir. Biz onların bize kattığı hissiyatla bu işi gelecek nesillere taşıyan müzisyenleriz.

''Sorunumuz Var" single çalışmanız nasıl başladı? Kimlerle çalıştınız? Hangi isimler teşekkürü hak etti?
Şarkı yaklaşık 6 ay önce "Farazi" nin bana gönderdiği bir altyapı ile start aldı. Önce solo şarkı olacaktı ama aklımıza önceden de "Gravür" isimli bir ortak albüm yaptığım arkadaşım "Red" geldi ve onunda benimle beraber eşlik etmesinin güzel ve daha hissiyatlı olacağını düşündüm. Sonra stüdyo'ya girdik ve "Gravür" ruhu 6 yıl sonra yeniden canlandı. Farazi altyapıyı üstlendi, Video klip sevgili Arkın Çelik yönetmenliğinde oluştu, Videoda ki graffity çalışması Highero'ya ait. Katkılarından dolayı; Yıllardır yanımda olan Hiphoplife ailesi ve dahil olduğum Sony Müzik & Base Mode ailesine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

''Sorunumuz Var" singleniz dinleyiciden nasıl tepkiler alıyor? Geri dönüşlerden memnun musunuz?
Zaten yıllardır bizimle beraber aynı yolda yürüyen kemik bir Hip-Hop kitlesi var ve geri dönüşler gayet sevindirici.

Bir şarkının hit olacağını anlamak mümkün mü?
Aslında bu çok karmaşık bir durum. Müzisyen için her şarkı hit olmasından ziyade kendinden bir fikir ve bir hissiyat taşıyan güzel miraslardır. Türkiyede müzik dinleyicisi artık o kadar kopuk ve çok sömüren bir halde ki hangi şarkının hit olacağını kestiremiyorsunuz. Hayatımızda sanatsal hiç bir değer taşımayan çoğu saçma şarkı şuan milyonlarca tık almakta ki siz onları çok iyi biliyorsunuz. O bakımdan bu aklım almıyor şu hit olayını. Anlamak mümkün değil!

Müzik adına neler yapmak istiyorsun? Şu an yapmak istediklerinin neresindesin?
Yaptığım müziği her projede ve her albümde bir ileri kademeye taşımak için uğraşıyorum. Hatta şuan "Kamufle Moral Band" isimli bir projemiz var ve daha alternatif bir kitleye Rap müziği aşılama misyonuna sahip. Canlı enstrumanlar eşliğinde ne kadar atmosferik ve ne kadar sound çeşitliliği olduğunu insanlara göstermek mutluluk verici. Yaptığım işi yurtdışına taşımak istiyorum. Ülkemizde ki daha büyük festivallerde bunu sergilemenin peşindeyim.

Müzikte prensiplerin var mı? Ya da bu tarzda asla söylemem dediğiniz şarkılar?
Şu pop diye tabir edilen ve insanları düz bir mantık içerisinde sadece hissizce yaşanmışlığı olmadan sırf proje ve piyasaya saçma görsellikler sunsun diye gerçekleştirilen müziklerden uzak durmayı tercih ediyorum. İnsanların kendi benliğinden ödün vermesi çok utanç verici. Bu şekilde şarkılar yapmasınlar. Yada 90'lı yıllarda ki pop ruhunu tekrar hayata geçirsinler ki bizde derin bir nefes alalım! He adamların kafası karışmış şimdi oldu diyelim.


Piyasada kalıcı olacağınıza inanıyor musunuz?
Nefesim kesilene kadar bu işi yapacağıma çok eminim!

İlham hangi zamanlarda geliyor?
Rap müzik icra eden herkes ilhamını genellikle sokaklardan alır. Çoğumuz emekli memur stabil bir yaşantısı olan ailelerin evlatlarıyız. Beslendiğimiz o kadar çok şey var ki sana anlatamam. Hatta şuan şu röportajı bitirdikten sonra bir şarkı yazıcam! Çünkü biz beslendiğimiz dünyanın en temel parçasıyız. Yer noktası her lokasyonu zihnimizin içi hep ilham!

Yerli yabancı olarak kimleri dinliyorsunuz?
Neşet Ertaş, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Erkin Koray, Barış Manço, Cem Karaca, Ruhi Su, Erkut Taçkın, Nas, Krs One, Das Efx, Big L, MF Doom, Isaac Hayes, James Brown, Atmospehere, Brother Ali, The Roots, Nirvana, Metallica, Ray Charles, Soul Funk vs arşivim geniştir!

Müzik kanalları ve Radyolar şarkılarınıza ne kadar şans veriyor?
Az. Korkmalarına gerek yok!

Düet yapmak istediğiniz bir isim var mı? Kimle bir düet yapmak istersiniz ve neden o kişi?
Nas ile düet yapmayı çok isterdim. Yada Orhan Gencebay.
Nas örnek aldığım ve lirikalitesi üst seviye olan bir Rap müzik sanatçısı.
Orhan Gencebay için çok bişey söylemeye gerek yok zaten. Annem sayesinde hep onun şarkıları ile büyüdüm ve doğu batı sentezli çıkarttığı şarkılar ve aranjeler çok büyüleyici
onlarla şarkı yapmayı çok isterdim. Ülkemizde ki alternatif rock soundlu kaliteli müzisyenlerle çalışmayı çok seviyorum ve ufak ufakta dirsek temasımız oluştu. Çok farklı grup ve ekiplerle kulağınıza çarparım yakında.

Hayatında müzik dışında neler var?
Basketbol oynuyorum. Sennheiser isimli bi kulaklık firmasında ses uzmanlığı yapıyorum. Onun dışında çamaşır bulaşık işte (Gülüyor).

Herkese huzur, barış, özgürlük ve mutluluk diliyorum.
Herkese müzik dolu bir hayat diliyorum.
Bizi şarkılar söylerken görüp kıskanacaklar!

Teşekkürler.

MURAT FIRAT


Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...