Ana içeriğe atla

“Varoşlarda Bir Star … Rap’in Yükselişi”

Rap müziği masaya yatırıyoruz. En dipten! Müzik dünyasının en dibinden yolculuğa başladı rap müzik. Varoşlarda doğdu, uzun yıllar içerisinde kemik bir kitle yarattı ve geldiğimiz noktada müziği etkisi altına aldı! Amatör müzisyenler, anlamlı anlamsız cümleler, isyankar çıkışlar, çokça küfürler, tıklım tıklım konserler ve çok seven bir kitle! Sahi öyle mi? Nefret eden ımhhh (sevmeyen kitleyi söylemiyorum) diyelim ve Eytan’la rap müziğin mahallesine giriş yapalım.

En son ne zaman kendine, kim olduğunu sordun. Eytan sen kimsin?

Kendime kim olduğumu sıklıkla sorarım. Bana göre; ben inandığı yolda, yolun sonuna kadar gidecek kadar cesur, kaybetse bile tekrar tekrar deneyecek kadar inatçı, hedefleri için vazgeçilmez gibi görünen çoğu şeyden vazgeçecek kadar fedakâr biriyim. Yerine göre çok karamsar ve yerine göre çok iyimser bakış açılarım olsa da genel olarak bir denge de olduğum da söylenebilir.

Müziğe olan yeteneğini ne zaman keşfettin?

Müzik yapmaya başladığımda benim için oyun oynamaktan farksızdı. Çok sıkı bir dinleyiciydim. Yaptığım şarkılar yetersizdi fakat eğleniyordum. Yetenekli olduğumu düşünmedim. Fakat bir süre sonra çok fazla denemem olduğu için bu alanda gelişmeye başladım. Etrafımda şarkılarımı dinleyen insanlar oluşmaya ve beni teşvik etmeye başladılar. Yakın çevrem beni dinlemek istiyordu. İlk defa şarkılarımı yayınladıktan sonra kendi çevrem dışında olumsuz yorumlara odaklandım. Yaptığım işin hakkını vermek istedim. Tüm olumsuz eleştirileri yapıcı olarak değerlendirerek kendim de sürekli eksikler arayarak bu noktaya kadar geldim. Vizyonum hep kendimle yarışmak oldu.

Neden rap müzik?

Çünkü, rap müziğin içine doğdum.

Rap, varoşların müziği mi?

Bu bence yoruma çok açık bir konu. Rap müzik Bronx’da doğdu. O dönemler Bronx, New York’da varoş sayılabilecek bir bölgeydi. Bir ev partisinde doğan yeni tip ritimlerle 70’lerin sonunda ortaya çıktı. Rap müziğin ve Hip Hop kültürünün tarihini kazdıkça, ilk zaman örneklerinin gayet eğlenceli parti müzikleri olduğunu ve 80’lerin sonuna geldiğinde şarkıların mizacının daha ciddileştiğini gördüm. Rap her dönem kendi çehresini değiştirdi ve değiştirmeye devam edecek. Benim için rap her kesimin ifade aracı ve müziği olabilir. Ben özgürlüklere sonuna kadar inanıyorum.

Bana göre bir müzik türü veya bir sanat eseri yalnızca bir kesimle ilişki kuramayacak kadar büyüktür. Kısıtlamaların da hepsine karşıyım. Şahsi olarak ben varoşlardan gelen müziğin ortalamasının, varoşlardan gelmeyenlere göre daha başarılı olacağına inanlardanım. Bunun nedeni de varoşlarda kazanmaktan başka şansının olmamasıdır. Ben varoşlardan gelmedim. Varoşları gördüm, anladım ve içinde bulundum. Buna rağmen ben de kazanmaktan başka şansımın olmadığını hissediyorum.

Rap, arabesk müziğin devamı olarak nitelendirebilir miyiz?

Arabesk, Türkiye için oldukça önemli ve etkisi uzun yıllar sürmüş bir müzik türü. Rap müziğin gelişimi sırasında Arabesk müziğin bir etkisi olmadığını düşünsem de Türkçe Rap içinde arabesk çeşitli formlarda kullanılmıştır. Gerek sample, gerek vokal ve gerekse lirikal içerik olarak arabesk örnekleri var. Doğrudan bir devamlılık olduğunu söylemek bence yanlış olur. Ama elbette bu ülke için bu kadar önemli iki müzik türünün iç içe geçtiği noktalar var. Bence güzel örnekleri de var.

Müzikal kariyerinin kronolojik sıralaması nedir?

İlk mikrofonla tanışmam 2007 yılında henüz on dört yaşında küçük bir çocukken oldu. Fakat benim için on sene boyunca bir hobiydi. Gerçek anlamda profesyonelliğe adım atmam 2017 yılında, altyapıları da Poet tarafından yapılmış “Devam Et” isimli albümümle birlikte oldu. Sonrasında giderek kendimi bu alanda geliştirmek için gece gündüz çabaladım. 2019 senesinde İndigo ile yaptığım düet proje benim kariyerimde bir kırılma noktasıdır. 2019 yılından bu yana da müziğimde sürekli yenilikler denedim. Tüm diskografim;

·         Kalamam Sakin (ft. İndigo) (2019)

·         Kırık Kol (2019)

·         Vazgeçmedim (2019)

·         Madalyon (ft. Ceren Kaan) (2019)

·         Illuzyon (ft. Yılmaz Onur) (2019)

·         Parçala (2020)

·         Her Seferinde (ft. Ceren Kaan, İmpala) (2020)

·         Tuzak (2020)

·         Bildiğim Var (ft. Yılmaz Onur) (2020)

·         Surf (ft. Ceren Kaan) (2020)

·         Yanına Al (2020)

·         Yoruldum (2020)

·         Bloklar (ft. Fredd) (2020)

·         Siyah (2020)

·         Sahiplen (2021)

·         Küllerim (2021)

·         Bir Kaç Hayat Önce (2021)

·         Hesaplaşma (ft. Yılmaz Onur) (2021)

·         Af Yok (2021)

·         Okyanuslar (2021)

·         Issız (ft. Ceren Kaan) (2021)

·         Sensiz (2021)

·         Son Gaz (2021)

·         Yanıyorum (ft. Ceren Kaan) (2021)

·         Sonuna (ft. Alba) (2021)

·         İnanma (ft. Robin) (2022)

·         Hatıralarım (ft. Robin) (2022)

·         Toz Duman (ft. Robin) (2022)

·         Paramparça (ft. Jedojest) (2022)

·         İstemem Artık (2022)

·         Unutamadım (2022)

·         Yalan De (2022)

·         Sorun Değil (2022)

·         Kendimi Sende Unuttum (ft. Boramess) (2022)

Ülkemizde müziğin kalbi İstanbul’da atıyor. Hem İstanbul dışında yaşayıp, hem müzik piyasasından bu kazar uzakta kalıp profesyonel müzik yapılabiliyor mu?

Aslında ben profesyonel müzik kariyerimin çok büyük kısmını Barcelona’da geçirdim. Oranın yerel rap piyasasında çok farklı dostluklarım oldu. Hem Türkiye hem de İspanya vatandaşıyım. Oradaki Hip Hop kültürünü de, buradakini de yaşadım. 2019’da pandemi nedeni ile İstanbul’a dönüş yaptıktan sonra Türkiye’de birçok farklı isimle bir araya geldim. Bence bir işteki eksiklerini en iyi meslektaşından öğrenirsin. Dolayısıyla müzik yapan insanlarla bir araya gelmek beni oldukça besliyor. Yalnız başına da profesyonel müzik yapılabilir ama müzisyenlerle etkileşime girerek yapılan müzik benim için daha değerli.

“Vizyonum, Kendimle Yarışmak Oldu.”

Rap müzik popüler oldu ve birçok isim ön plana çıktı ama sen hala geri plandasın. Bu geri planda olma durumu, senin isteğin mi? yoksa rakiplerinin arasından sıyrılıp ön plana çıkamıyor musun?

Ben müzisyenleri markalara benzetiyorum. Hayatımıza ışık hızıyla girip, ışık hızıyla çıkan markalar olduğu gibi, bizim için vazgeçilmez markalar da var. Işık hızıyla parlamak benim için hiçbir zaman öncelik olmadı. Benim amacım her anlamda vazgeçilmez bir marka olmak. Kendi müziğimi her gün geliştirmek. Dijital olarak şarkılarımı 2019 yılında ilk defa yayınladığımda, tam olarak sıfır noktasındaydım. Şu an bütün platformlarda müziğimi 1 milyondan fazla tekil dinleyiciye ulaştırdım.

Dünyada elliden fazla ülkenin nüfusu bir milyondan az. (Gülüyor) Dolayısıyla ben kendi hedeflerimden yakın olanlara ulaştım. Sırada diğer hedeflerim var. Bunlardan biri de global ölçekte bir sanatçı olmak. Aldığım tepkiler ve kitlem her geçen gün büyüyor. Bir markanın anlık satış rakamlarından çok potansiyeline odaklanılması gerektiğine inananlardanım. Ben kendi potansiyelime her şeyden çok inanıyorum. Daha da önemlisi bu potansiyeli ortaya çıkarmak için her gün uğraşıyorum.

Rap müzik günümüzde popüler olabilir ama kalıcı bir müzik tarzı olduğuna inanmıyorum. Şu an çıkan şarkıların on yıl sonra hatırlanmayacağını düşünüyorum. Senin bu konu da fikrin nedir?

Ben rap müziğin tek bir formu olduğunu düşünmüyorum. Kendi içinde birçok alt türe sahiplik ediyor. Dünyadan örnek vermem gerekirse; Central Cee, Bad Bunny ve Vinnie Paz. Bu isimlerin tek ortak noktası, hepsinin rap müzik türünde değerlendirilmeleri. Müzikal olarak birbirlerinden komple farklı işler yapıyorlar. Müzik türlerini hiç bilmeyen bir kişi ile deney yapılsa muhtemelen bu kişilerin şarkılarının farklı türlerde olduğunu söyleyecektir. Güzel olan kısım, Rap müziğin sürekli olarak yeni tarzlarla birlikte kullanılması. Bundan beş sene önce Deephouse altyapılarını veya Synthwave altyapılarını rap müziğin içinde sıklıkla görmezken şu an görebiliyoruz.

 Dolayısıyla Rap müzik benim için yeni müziğin tanımı adeta. Ben de her yıl değişen bu müziğe ayak uydurmaktan çok keyif alıyorum. Her sene aynı müziği yapmak gerçekten sıkıcı olurdu. Her şey değişirken, rap müziğin popülerlik ömrünü net bir şekilde söylemek imkânsız. Fakat benim inancım, ben yaşlandığımda da rap müziğin bir numara olacağı. Ben de aktif olup bayrağı taşıyanlardan biri olacağım tabii. (Gülüyor)

Kendi adına neler başarmak istiyorsun?

En temel olarak, müziğimi genel kitlelere ulaştırmayı istiyorum. Fakat bunu yaparken kimsenin yapmadığı bir stilde, kalıcı olarak yapmak istiyorum. Benim için konu sadece şarkılardan, altyapılardan, vokallerden ve liriklerden ibaret değil. Tüm kliplerimi ve tüm kapaklarımı kendim tasarlıyorum. Yalnızca ciddi takip eden insanların anlayabileceği detaylar ekliyorum.

Mesela kapaklarımın çoğunda birbirlerine göndermeler var. Bu bakış açımı daha üste taşımak istiyorum. Multidisipliner bir bakış açısında sahneler yapmak istiyorum. Yalnızca mükemmel bir sahne yapmak istemiyorum. Sahnelerim de kendi mapping gösterilerim ve kendi tasarladığım kostümlerim olsun istiyorum.

Müzik dışında nelerle uğraşıyorsun?

Müzik dışında şu aralar; “yapay zeka teknolojisi ile tablolar yapmakla meşgulüm”. Bunun dışında kendi etrafımdaki müzisyenlerin single veya albüm kapaklarını tasarlıyorum. En önemlisi şampanya patlatmak da ustalaşıyorum. (Gülüyor)

Bu son sorum: Bir sanatçı olarak nasıl hatırlanmak istersin?

Yaratıcı, üretken ve kendine has bir sanatçı olarak hatırlanmak isterim.

90’lar tadında sorular…

Yaş: 29 Boy: 1.78 Kilo: 70

Burcu: Aslan

Ayakkabı numarası: 44

Göz rengi: Yeşil

Saç rengi: Koyu Kumral

Sesin kaç oktav:3

Mükemmel mutluluk: Konserde şarkımı kalabalıkla beraber söylemek

En büyük korkunuz nedir: En sevdiklerimi kaybetmek

En beğenmediğiniz özelliğiniz hangisi: Acele karar vermek

Başka insanlarda en beğenmediğiniz özellik hangisi: Gücü elinde barındıran kişinin güçsüze güç gösterisi

Şu an hayatta olan ve en çok hayranlık duyduğunuz kişi kim: Killa Hakan’a hayranlık duyuyorum. Duyduğum hayranlığın nedeni de yalnızca Türkçe Rap için çok önemli bir figür olması değil, hayata karşı mücadeleci tavrının gerçek ve samimi olması. Bu tavır bana güç ve ilham veriyor. Yakın zamanda sağlık problemleri yaşamasına da çok üzüldüm. Umarım tüm sağlık sorunları tamamen en kısa sürede iyileşir.

En büyük müsrifliğiniz nedir: Fazladan ayakkabı almak

Şu anki halet-i ruhiyeniz nedir: Huzurlu

Kendini en ait hissettiğiniz yer neresi: Stüdyom

Sizce en çok abartılmış erdem hangisi: Cömertlik. Çünkü, yalnızca imkânı paylaşılabilecek kadar olanlar cömert olabilir.

Hangi durumlarda yalan söylersiniz: Belki karşıdaki kişiyi kırmamak için söylenebilir. Fakat tercihim değil. Genelde yalan söylemem, gereken ortamlardan çok hızlı şekilde uzaklaşırım.

Dış görünüşünüzle ilgili en sevdiğiniz şey nedir: Saçlarımı seviyorum. Saç stilimi değiştirmek veya saçlarımla oynamak sıkça yaptığım bir şey. Başkaları ise gözlerimi seviyor.

Murat’ça sorular…

Eytan şarkıcı olmasaydı klip yönetmeni Olurdu? Ki zaten tüm kliplerimi kendim yönetiyor.

Anlatırsam ağlarım dediğiniz … konu nedir?

Üzüntümü ağlayarak belli etmem. En son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum. O hisleri sadece dilim döndükçe şarkılarıma döküyorum. Net bir konudan çok, bir kötü anının birleşiminin yarattığı üzüntüyü hissediyorum. Üstelik bunu anlatması çok zor…

Çoğu kişi öyle biliyor ama aslında doğrusu …?

Auto-tune şarkı söylemeyen insanlara şarkı söyletmez. Auto-tune kullanabilmek için ciddi bir müzik bilgisine ihtiyaç vardır. Aksi takdirde çok başarısız örnekler çıkacaktır.

… hatayı yapmasaydım şu an müzik piyasasında şu noktada olurdum.

Henüz müzik kariyerimle ilgisi olan bir hata yaptığımı düşünmüyorum. Fakat uzun zaman hobi olarak devam ettiğim müziği daha önce profesyonel bir kariyere dönüştürmek için çaba sarf etseydim, şu anki kariyerim çok daha üst bir noktada olurdu. Ama bunun da bir önemi yok. Çünkü, almış olduğum kararlar beni bu noktaya getirdi. Dolayısıyla geçmişe dönsem en ufak bir detayı bile değiştirmezdim.

Tam o anda ... çok mutlu olmuştum ve heyecanımı tutamamıştım.

Yakın zamanda Boramess ile birlikte “Kendimi Sende Unuttum” isimli bir şarkı yayınladık. Bu şarkı yayınlandığında gelen yorumlar karşısında çok mutlu oldum ve heyecanımı tutamadım.

Birisi beni tanımak istiyorsa … özelliğe sahip olması gerekir.

Sabırlı olması gerekir. Çünkü çok farklı yönlerim var.

“İyi ki yaptım” dediğiniz … şey?

Köpeğimi sahiplenmek ve ardından sahiplen şarkısını yapmak.

Sevgilimi ancak ayrılırsak tam olarak tanırım.

Söyleşi: Murat Fırat

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bahadır Sağlam’dan Duygusal Bir Anlatı: “Sahte Gül Pazarı” ile Modern Aşkın Yalnızlığı

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı  Türk alternatif sahnesinin duygusal anlatımı güçlü isimlerinden Bahadır Sağlam, yeni single’ı “Sahte Gül Pazarı” ile dinleyiciyi doğrudan iç dünyasının en kırılgan noktalarına davet ediyor. Söz ve müziği tamamen sanatçının kendisine ait olan parça; düzenleme, mix ve mastering tarafında Mert Ağırlar’ın dokunuşunu taşıyor. Görsel dünyası da en az müziği kadar özenli kurulan şarkının klip yönetmenliği ve kurgusu Stephen’a, görüntü yönetmenliği Ömer Kaya’ya ait. Ghetto Production Turkey etiketiyle dijital platformlarda yayımlanan eser, Datça’nın doğal ve sade atmosferinde çekilen klibiyle şarkının yalnızlık hissini görsel bir şiire dönüştürüyor. Kargilos Hotel & Beach ve Green Horse Ranch ekiplerinin katkılarıyla hazırlanan sahnelerde, gün batımı ve deniz manzarası eşliğinde yürüyen yalnız bir figür; modern insanın kalabalık içindeki yalnızlığını güçlü bir sembole dönüştürüyor. “Sahte Gül Pazarı”, yalnızca bir ayrılık hikâyesi...

Güllü’nün Hayaliydi, Kibariye’ye Kısmet Oldu: “Ah Çocuk”

Haber: MURAT FIRAT   Arabesk müziğin en içten yorumcularından Kibariye, dinleyicinin kalbine dokunan yeni çalışması “Ah Çocuk” ile yalnızca bir şarkı seslendirmedi, yarım kalan bir duyguyu tamamladı. Bu eserin en güçlü tarafı, arkasındaki hikâyede saklı. Çünkü şarkı ilk olarak Güllü’nün hayaliydi. Bir acının ardından kaleme alınan ve tamamlanamayan bir eser, başka bir sesle yeniden hayat buldu. Bu nedenle ortaya çıkan çalışma yalnızca bir yorum değil, bir vefa zinciri gibi ilerliyor. Kibariye’nin müzikal yolculuğu boyunca öne çıkan en belirgin özellik, duyguyu saklamayan yorumu oldu. Sahneye çıktığında teknikten çok kalp konuştu. Uzun yıllar boyunca arabesk ile halkın ortak duygularını taşıyan sanatçı, güçlü vibratosu ve içten anlatımıyla tanındı. “Ah Çocuk”ta da bu birikim açıkça hissediliyor. Vokalin kırıldığı anlar, nefes aralarındaki titreme ve nakarata yaklaşırken kurulan gerilim, yılların getirdiği bir yorum gücünü gösteriyor. Bu noktada eserin söz ve müzi...