Ana içeriğe atla

İyi ki varsın "Yeşim Dönüş Işın"

Türk pop müziği arşivinde "90'lı yıllarda, müzik piyasasına sunulmuş şarkılar, önemli ve özeldir". Bu röportajımızda o dönemin en özel isimlerinden birisiyle yan yana geldik "Yeşim Dönüş Işın"! Kariyeri boyunca birçok yarışmadan dereceyle ayrılmış olan sanatçı, ilk albümü "Sevda Çiçeğim" ile başarılı bir çıkış yakalamasına rağmen, kariyerinin zirvesindeyken "sessiz, sakin ve huzurlu" bir hayata merhaba dedi. Eski şarkıları dinlediğimiz de "çok başarılı bir isim acaba neden müziği bıraktı, şu an ne iş yapıyor?" gibi sorularını kendi kendimize sorarız" ama bu defa, bu soruları kendimize sormadık. Gidip sevgili Yeşim'in kapısını, röportaj yapmak için çaldık. Bizi güler yüzü ve hoş sohbetiyle karşılayıp sorularımıza samimi cevaplar verdi.

Merak edenler için soruyorum: Yeşim Dönüş Işın kendini anlatabilir misin?
Kişi kendisini nasıl anlatır bilemiyorum, en kısa şekli ile 1974'de İstanbul' da doğdum.
Anadolu Üniversitesi Halkla ilişkiler ve Utrecht Volks Unv. Dutch Lang bitirdim. Okul hayatında güler yüzlü, sosyal ve aktif bir öğrenciydim. Okul çağlarımda festivaller kapsamında küçük bir müzik grubuyla Heavy Metal, Rock müziğiyle ilgilendim.

Yeşim nasıl bir aile de büyüdü?
Dört kişilik ailenin en küçük çocuğu Yeşim Dönüş Işın! Sürekli hareketli, sosyal, girişken ve sempatik bir çocuk olduğum söyleniyor. Hayal dünyası güçlü ve pozitifim.

Müzikal eğitiminiz nasıl başladı? Ailenizden destek aldınız mı?
Yukarıda bahsettiğimiz genç yaşlarda ki müzik deneyimleri sonrası İstanbul Üniversitesi Konservatuarı öğretim görevlisi "Mine Mucur" Hanımefendi'nin ilgi gösterip sevdiği dostlarıyla tanıştırmasıyla bir sonra ki aşamaya geçtim. Rahmetli “Buğra Uğur, Timur Selçuk, Ercüment Vural, Melih Kibar, Garo Mafyan, Müfit Bayraşa” gibi tanınmış başarılı isimlerle görüştüm. 1995'de Melih Kibar'ın "Sev" isimli bestesiyle Eurovision' a katıldım. Müzik Piyasasına ilk ciddi anlamda girişim böylece gerçekleşti. Ardından birçok Müzik Festivaline ve Şarkı yarışmalarına katıldım;
1995 Eurovision Türkiye Finali 1.lik
TRT Altın Anten 1.lik
Pamukkale Müzik Yarışması 1.lik
Uluslararası Çeşme Şarkı Yarışması 2.lik
Romanya Golden Stag Müzik Yarışması 3.lük
İrlanda Cavan Müzik Festivali Şarkı Yarışması En iyi Beste 3.lük
İrlanda En İyi Ses Özel Ödülü
1997 Pop Show Şarkı Yarışması 1.lik

Pop Show yarışmasında birinciliğiniz var? Pop Show yarışmasına katılma ve 1. lige giden süreci dinlemek isteriz? Günümüz müzik yarışmalarıyla 90'lı yıllarda ki yarışmaların farkı nedir?
"Serpil Toparlak" Hanımefendinin bestesini bizim seslendirmemizi rica etmesiyle başlayan eğlenceli bir serüvendir: Pop Show. Güzel geçen provalar yeni müzisyen arkadaşlarımızla beraber çalışma ve tanışma fırsatı yaratmıştı. O yıllarda Müzik Festivalleri ve yarışmalar müzisyenlerin kendilerini tanıtmaları açısından çok önemliydi. Bütün bir yıl dikkatle hazırlanan besteler, yarışmalar da seyirciyle dinleyiciyle buluşuyordu. Dolayısıyla yeni sesler ve genç sanatçılar kendilerini tanıtma fırsatını yakalıyorlardı. Şu sıralar aynı ilginin devam ettiğini görmüyoruz. Başka formatlarda hazırlanan yarışma programları yerini aldı.

Pop Show yarışmasından sonra sizin gibi albüm çıkaran oldu mu?
O yıl benimle yarışan "Bengü" arkadaşımız sonra ki yıllarda albüm çıkardı. Bir önce ki senenin 1.cisi “Deniz Seki, Niran Ünsal ve Demet Sağıroğlu” gibi birçok sanatçı arkadaşımız müzik hayatına yarışmalarla adım atmıştır.

İlk ve son albüm çalışmanız "Sevda Çiçeğim" projesi nasıl ortaya çıktı?
Albümün ismi "Sevda Çiçeğim" değildi ama böyle anılması da oldukça hoş. Pop Show yarışmasının birincilik ödülü olarak albüm yapıldı.

Ayrıca albümünüz "Kenan Doğulu" ve "Ufuk Yıldırım" destekli "Sevda Çiçeğim" albümüne sizi nasıl ikna ettiler?
Ufuk Yıldırım'ın 1996'daki "Tutkunum" albümünü beğeniyle dinleyince kendisiyle bu prodüksüyon'da beraber çalışma kararı almıştık. Bizim için hazırladığı birçok beste de, birçok farklı söz yazarıyla çalışmıştım. Bunlardan birisi "Kenan Doğulu" diğeri "Aşkın Tuna"idi.

"Kenan Doğulu" ve "Ufuk Yıldırım"la hala görüşüyor musunuz? Onlara buradan neler söylemek istersiniz?
Kenan Doğulu'yla karşılaşma fırsatımız olmadı Ufuk Bey'le beraber çalışmamızın dışında birçok yerde karşılaştık sohbet etme imkânımız oldu.

Barış Manço'dan dinlemeye alışık olduğumuz "Affet Beni" şarkısını albümünüzde cover'lı versiyonuyla dinliyoruz. Şarkı alış verişi dönemini dinlemek isteriz...
Barış Manço'dan severek dinlediğimiz bu güzel şarkıyı alma fikri Ufuk Yıldırım'dan gelmişti, gerçekten de çok yerin bir karar olmuştu. "Affet Beni" şarkısını yeni bir düzenlemeyle seslendirmiş olmanın gururu içindeyim. Dinleyici tarafından olumlu yorumlar almış olmamız memnuniyetimizi arttırmıştı.

"Sevda Çiçeğim" albümüyle başarılı bir çıkış yakalamıştınız, albüm çalışmalarınızın devamı neden gelmedi?
Albüm sonrası konserler ve sahne çalışmaları hızla devam etti. Menajerim ve sevgili dostum "Aysel Poyraz" Hanımefendinin yoğun çalışmalarıyla promosyon başarıyla sürdürülmüştü. Sonrasında yurtdışından aldığımız bir "Broadway Show" projesiyle uzun süre Müzik Piyasasından uzak kaldım. Ardından Hollanda 'ya yerleşince Hızlı ve eğlenceli başlamış müzik hayatımız böylece sonlandı.

Kaan ile "Sev Sevdiğimsin" şarkısında düet yaptınız, tekrardan bu tarz bir proje teklifi gelirse kabul eder misiniz?
Elbette. “Kaan” hala iletişim kurduğum eski bir müzisyen arkadaşım. Çok güzel bir projeydi, beraber çalışmak keyifliydi. Herhangi bir müzisyen sanatçı arkadaşımla tekrar böyle bir projede çalışmak beni çok sevindirir.

Volkan Konak ile "Ben Seni Sevdiğimi" şarkısına düet yaptınız ama bir farkla siz İngilizce okudunuz şarkıyı... İngilizceyi ana diliniz gibi ustalıkla kullanırken neden Avrupa'ya açılmadınız? Volkan beyi dinleyici olarak severiz yalnız sizden de dinlemek isteriz?
O dönem birlikte çalıştığımız hala müzik piyasasında önemli bir yeri olan müzisyen "Eylem Ökten" arkadaşımız "Volkan Konak" Beyefendinin albüm projesinde birlikte çalışıyorlardı. Bu teklif bize ilk Eylem arkadaşımızdan gelmişti, çok farklı sıra dışı bir fikirdi ve denemeler sonrasında yapılan işten memnun kaldık. Şuan da hala dinlenmekte ve sevilmekte olan şarkının klip çalışmasında birlikte oynamıştık. Volkan Bey hoşsohbet eğlenceli çalışkan kişiliğiyle bize destek olmuştu.

Radyo jinglelarıda seslendirdiniz? Dikkat edilmesi gerek noktalar nedir?
Birçok ünlü markanın jingle çalışmalarında diğer başarılı vokal arkadaşlarımızla yer aldık. Ama en son hatırlanabilecek 99.0 Karma Türk radyo Jingle çalışmamdır. Jingle çalışmaları eğlenceli ve en önemlisi müzik kulağının eğitilmesinde çok yararlıdır.

90'lı yılların müzik piyasasıyla günümüzün müzik piyasası arasındaki fark nedir?
Kendimi şuan üniversite sınavında gibi hissediyorum. Aslında bu soruya gerçek manada doğru cevap vermem zor. En büyük sebebiyse müzik piyasasını kısa süre içerisinde bırakmış olmamdır. Gözlem olarak söylersek hızlı tüketilen, görsel tarafı daha ön planda olan çalışmalar gündemde. Elbette istisnalar da vardır ama üzerinde yoğun çalışılan emek verilen.

90'lı yılların sanatçılarından kimlerle görüşüyorsunuz?
İlker Özdemir arkadaşımla yarışma zamanlarında tanışmıştık hala da iletişimimiz devam etmekte. Yine müzik hayatını yoğun bir şekilde sürdüren “Erdinç Erişmiş”, müzik hayatına eşiyle birlikte devam eden “Doğan Kospançalı” sevgili eşi “Buket Bengisu Kospançalı” ve yeni nesil sanatçılarından başarılı olmasını arzu ettiğimiz “Vedat Cengiz Öntürk” arkadaşımla görüşmekteyim.

Piyasada çok az kalıcı sanatçı var? Bunun sebebi nedir?
Tüketimin hızlı olması sanırım. (Gülüyor)

Müzik piyasasına ilk girdiğiniz dönem sanırım çok dostunuz oldu, yıllar sonra sanat camiasından kimler kapınızı çaldı?
Bu soruyu geçiyorum isim isim saymayalım. (Gülüyor)

Şahin Özer'in müzik piyasasından sildiği isimler iddia edilir! Yoksa o iddia edilen isimler arasında mı yer alıyorsunuz?
Evet, güçlü bir yapımcı önemli elbette. Bizim Şahin Özer'le çalışmamız farklı bir şekilde gelişti. Kendisinin kapısını albüm amaçlı çalmış olsaydım dediğiniz şekilde yorumlanabilirdi. Fakat Pop Show yarışmasının birincilik ödülü olarak bana albüm yaptı. Aramızda ki anlaşma bir albümlüktü. Sonrasında birlikte çalışmaya devam etmedik.

Yeni bir albüm projesi için "..." müzik şirketinin yapımcısı teklifle kapınızı çalsa kabul eder misiniz? 
Bilemiyorum zor bir soru. Gülümsüyorum şuan "sanırım gelen teklif dahilinde" en önemlisi yapılmak istenen proje olurdu. Tabii ki eskiden müzik piyasasın da yer almış sanatçılarla ilgilenilmesi çok güzel. Şu an da sizin de ilgilendiğiniz gibi.

Herhangi bir ünlüyle aklınıza gelen ilk hikâyeniz?
Bu soru güzel çalıştığım bir bölümden geldi. (Gülüyor) Hıncal Uluç, kendisine ağabeyi derim onun doğum gününde Sezen Aksu Hanımefendiyle tanışmıştık çok güzel bir akşamdı. Beraber şarkılar söyledik sohbet ettik. Henüz lisede okuyordum. Harika bir anı benim için.

Müzik dışında ilgilendiğiniz farklı bir mesleğiniz var mı?
Bir kaç yıl İngilizce öğretmenliği yaptım. Çocuklarla vakit geçirmek onlarla olmak çok güzeldi.

Yeşim Dönüş Işın hayata karşı kırgın mı? Kırgınsanız sebebi?
Böyle duygusal bir soru beklemiyordum. Hayır, kırgın olmak için bir sebep göremiyorum. Sizin de gördüğünüz kısa müzik hayatım aktif ve başarılı geçti. Güzel insanlar kıymetli dostlar ve ödüller sığdı içine. Hamd ediyor ve Şükrediyorum dünüm ve bugünüm için...

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Öncelikle zaman ayırdığınız ve bu güzel anlamlı soruları hazırladığınız, ter döktürdüğünüz için çok teşekkürler. Dilerim kıymetli okuyucularınız gülümseyerek okurlar ve eski şarkıları da müzik listelerine eklerler. Tekrar kısa bir an için bile birlikte olmak çok güzeldi. Size mesleğiniz de başarılar diliyorum. İlginiz için tekrar teşekkürler. Okuyucularınızın yüzlerini daima gülümsetmenizi diliyorum.

Röportaj: MURAT FIRAT


Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bahadır Sağlam’dan Duygusal Bir Anlatı: “Sahte Gül Pazarı” ile Modern Aşkın Yalnızlığı

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı  Türk alternatif sahnesinin duygusal anlatımı güçlü isimlerinden Bahadır Sağlam, yeni single’ı “Sahte Gül Pazarı” ile dinleyiciyi doğrudan iç dünyasının en kırılgan noktalarına davet ediyor. Söz ve müziği tamamen sanatçının kendisine ait olan parça; düzenleme, mix ve mastering tarafında Mert Ağırlar’ın dokunuşunu taşıyor. Görsel dünyası da en az müziği kadar özenli kurulan şarkının klip yönetmenliği ve kurgusu Stephen’a, görüntü yönetmenliği Ömer Kaya’ya ait. Ghetto Production Turkey etiketiyle dijital platformlarda yayımlanan eser, Datça’nın doğal ve sade atmosferinde çekilen klibiyle şarkının yalnızlık hissini görsel bir şiire dönüştürüyor. Kargilos Hotel & Beach ve Green Horse Ranch ekiplerinin katkılarıyla hazırlanan sahnelerde, gün batımı ve deniz manzarası eşliğinde yürüyen yalnız bir figür; modern insanın kalabalık içindeki yalnızlığını güçlü bir sembole dönüştürüyor. “Sahte Gül Pazarı”, yalnızca bir ayrılık hikâyesi...

Güllü’nün Hayaliydi, Kibariye’ye Kısmet Oldu: “Ah Çocuk”

Haber: MURAT FIRAT   Arabesk müziğin en içten yorumcularından Kibariye, dinleyicinin kalbine dokunan yeni çalışması “Ah Çocuk” ile yalnızca bir şarkı seslendirmedi, yarım kalan bir duyguyu tamamladı. Bu eserin en güçlü tarafı, arkasındaki hikâyede saklı. Çünkü şarkı ilk olarak Güllü’nün hayaliydi. Bir acının ardından kaleme alınan ve tamamlanamayan bir eser, başka bir sesle yeniden hayat buldu. Bu nedenle ortaya çıkan çalışma yalnızca bir yorum değil, bir vefa zinciri gibi ilerliyor. Kibariye’nin müzikal yolculuğu boyunca öne çıkan en belirgin özellik, duyguyu saklamayan yorumu oldu. Sahneye çıktığında teknikten çok kalp konuştu. Uzun yıllar boyunca arabesk ile halkın ortak duygularını taşıyan sanatçı, güçlü vibratosu ve içten anlatımıyla tanındı. “Ah Çocuk”ta da bu birikim açıkça hissediliyor. Vokalin kırıldığı anlar, nefes aralarındaki titreme ve nakarata yaklaşırken kurulan gerilim, yılların getirdiği bir yorum gücünü gösteriyor. Bu noktada eserin söz ve müzi...