Ana içeriğe atla

Safiye Soyman Popüler Olanın Değil, Kalıcı Olanın Peşinde

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı 

Safiye Soyman’ın müzikal yolculuğunu izleyen herkes bilir: Bu kadın durmuyor, yorulmuyor, yaşlanmıyor. 90’lı yıllardan bugüne kadar her dönemde aynı ateşle, aynı tutkuyla üretmeye devam etti. Pop müziğin hızlı akışında kaybolmayan; halkın diline dolanan, kalpten kalbe geçen şarkılara imza attı.

“Zalim”, “Ben Eski Oyuncağın”, “Sen Gittin mi Ben Ölürüm”, “Gelen Vurdu Giden Vurdu”, “Alışırım” gibi artık klasikleşmiş şarkılarla hafızalara kazındı. Bu eserler sadece bir dönemin değil, yıllara meydan okuyan bir müzikal duruşun simgesi oldu. Safiye Soyman hep güncel kaldı, hep yeni projelere imza attı, hiçbir zaman kaliteden ödün vermedi. Trendlerin peşinden koşmadı; çoğu zaman trendleri bizzat kendisi yarattı. İşte “Nalın Dilber” de bu çizginin en taze, en kıpır kıpır örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yeni single “Nalın Dilber”, Musa Eroğlu’nun müziğiyle anonim sözlerin buluştuğu; Sedat Sakarya’nın modern düzenlemesiyle günümüze taşınan özel bir eser. Tekerleme tadında, ritmik, neşeli ve son derece içten…
“Karşımdan salınıp durma, at boynuma kolun dilber… Giyin altın nalın dilber” dizeleriyle başlayan şarkı, daha ilk dinleyişte insanın ayağını yerden kesiyor. Safiye Soyman’ın yorumu ise her zamanki gibi capcanlı. O ses, o enerji, o samimiyet… Dinlerken sanki karşınızda oturmuş da size hikâyesini anlatıyormuş hissi veriyor.
Bu şarkıyı seçmesi, cover’laması ya da yeniden yorumlaması fark etmiyor; Safiye Soyman’ın elinden çıktığı anda eser bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Onun en büyük yeteneği de tam olarak burada yatıyor: Halk müziğinin içinden gelen bir eseri alıp bugüne taşımak, onu hem nostaljik hem de yepyeni kılmak.

Ve klip… Gerçekten sürprizlerle dolu! Safiye Soyman klipte iki farklı elbiseyle kamera karşısına çıkıyor. Ancak içlerinden biri var ki, izleyen herkesin olduğu gibi benim de özellikle dikkatimi çekti: beyaz, gelinliğe benzeyen elbise.
Tüy tüy, dantel detaylı, uçuş uçuş bu beyaz elbise; Safiye Soyman’a hem çok yakışıyor hem de klibin enerjisini bambaşka bir noktaya taşıyor. O kadar fit, o kadar zarif ve o kadar güçlü görünüyor ki izlerken insanın aklına tek bir soru geliyor: “Bu kadın nasıl bu kadar genç kalıyor?”
Klip boyunca dans ediyor, dönüyor, salınıyor; etrafında ışıklar, hareket ve yüksek bir enerji var. Yönetmen koltuğunda Sedat Sakarya’nın oturduğu klip; eğlenceli, kıpır kıpır ve izlerken yüzünüzde tebessüm bırakan bir atmosfer sunuyor. Gelinlik havası taşıyan bu beyaz elbise tercihi ise hem cesur hem de çok etkileyici. Adeta “Ben hâlâ buradayım, hâlâ aşığım, hâlâ dans ediyorum” diyor. Aynı zamanda da güçlü bir mesaj veriyor: Hayata, aşka ve gelinlik giymeye dair bir yaş sınırı yok.

Safiye Soyman’ın bu projesi, kariyerindeki en güçlü özellikleri bir kez daha gözler önüne seriyor: Üretkenlik, kalite, yenilikçilik ve halkla kurduğu o samimi bağ. Yıllardır aynı ateşle yanıyor; her yeni şarkıda, her yeni klipte kendini yeniden inşa ediyor.
“Nalın Dilber”, bu istikrarlı çizginin enerjik bir devamı. Eğlenceli, içten, hareketli ve kaliteli… Bu tarz projelerin devam etmesi müzik dünyası adına büyük bir kazanç. Çünkü Safiye Soyman gibi isimler sadece şarkı üretmiyor; kuşaklar arasında köprü kuruyor, genç sanatçılara da ilham veriyor.

Safiye Soyman’a teşekkürler…
“Nalın Dilber” ile yine gönülleri fethettin. Özellikle o gelinliğe benzeyen beyaz elbisenle, dansınla, sesinle…
Devam et Safiye Soyman. Biz buradayız; izlemeye, dinlemeye ve alkışlamaya hazırız.

Dinleyin, izleyin, dans edin.
Çünkü Safiye Soyman durmuyorsa, biz de durmayalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sözlerin Ön Planda Olduğu Bir Nilüfer Şarkısı

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı  Bazı şarkılar vardır; bağırmaz, kendini ispat etmeye çalışmaz. Dinleyicinin yakasına yapışmak yerine, yanına oturur. “Gökyüzü” tam olarak böyle bir şarkı. Ve belki de bu yüzden etkisi yüksek. Nilüfer’in yeni çalışması, ilk andan itibaren bir şeyi net biçimde söylüyor: Burada gösteriş değil, duygu var. Klip son derece sade ama bir o kadar da kaliteli. Abartılı mekânlar, kalabalık kadrajlar, dikkat dağıtan detaylar yok. Çünkü amaç belli: Şarkının sözleri ön planda olsun. Bu sade tercih, aynı zamanda büyük bir özgüvenin göstergesi. Kamera Nilüfer’e yaklaştıkça, mimikleri, bakışları, küçük jestleri konuşuyor. Yıllar içinde kaybolması beklenen o ilk gün enerjisi, şaşırtıcı biçimde hâlâ orada. Zorlama bir gençlik değil bu; doğal, sakin, kendinden emin bir duruş. Saç, makyaj ve kıyafet tasarımı klibin en güçlü unsurlarından biri. Şık ama iddiasız, zamansız ama bugüne ait. Özellikle genç izleyiciye hitap eden bir estetik anlayışı var....

Ebru'yla Evliyken Emre'ye Aşıktım

Teoman'ın "Yavaş Yavaş" albümünde İrem Candar'la düet yaptığı "Bana Öyle Bakma" şarkısının sözlerinde "Bana öyle bakma anlayacaklar, ikimize karşı bu dünya bizi anlamayacaklar" dediğinde Ahmet ve Emre gibi birçok Lgbti bireyinin hayatını özetlemişti. İlk görüşte aşka inanır mısınız bilmem ama Ahmet ve Emre ilk görüşte birbirlerine âşık olanlardan, sosyal medya üzerinden tanıştılar ve Ahmet askere gidene kadar hiç ayrılmadılar. Eğer aşk asker de başkaysa bunun asıl sebebi Emre'nin kuşkuya yer vermeyecek derecede Ahmet'te sadık olmasıydı! Sonrasın da ne mi oldu? Askerliği bitirip işe başlayınca Ahmet evlendi hayır yanlış okumadınız! "Toplum Baskısı" yüzünden Ahmet'de evlendi. Tanışma hikayenizi dinlemek isterim? Emre ile sosyal medya üzerinden tanıştık sohbeti çok hoşuma gitmişti belli bir süre sonra yüz yüze görüşmeye karar verdik. Bundan 7 yıl önce bir Ağustos akşamı parka görüşmeye gittim ve nasıl birisiyle karşıla...

“Popun Kraliçesi Nilüfer’den 70. Yaş Gününde Melodiyle Dans”

Haber: Murat Fırat Pop müziğin unutulmaz sesi, gerçek bir efsane, Türk müziğinin yaşayan efsanesi Nilüfer, 70. yaş gününü unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Hayranlarına yaptığı muhteşem sürprizle, sadece yaşını değil, aynı zamanda müziğe olan tutkusunu ve yaratıcılığını da kutladı. Doğum günü sabahında sosyal medya hesaplarından paylaştığı yeni şarkısının yalnızca müziği, sözleri olmadan, adeta bir melodi çağrısı gibi yayıldı. Ancak Nilüfer, sadece bu büyülü melodiyi paylaşmakla kalmadı; müziğin ritmiyle uyum içinde zarif ve enerjik bir dans performansı sergileyerek hayranlarını büyüledi. Her notada hissedilen o eşsiz tını, zamanın ötesinde bir sanatçının kalbinden doğduğunu gösterdi. 1970’lerden itibaren Türkiye’de pop müziğin gelişimine yön veren Nilüfer, uzun yıllar boyunca sayısız hit şarkıya imza attı. Kendine has yorumuyla, samimiyetiyle ve güçlü sahne duruşuyla müzikseverlerin kalbinde taht kurdu. Kariyerinde, değişen müzik trendlerine rağmen her daim yenilikçi ruhunu korudu...