Ana içeriğe atla

Bahadır Tatlıöz “Aşkın Ertesi” ile Film Gibi Bir Hikâye Anlatıyor

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı 

Bahadır Tatlıöz, Türk popunun en samimi ve derin seslerinden biri olarak yine kalplerimize dokunuyor. “Aşkın Ertesi”, dinleyiciyle buluştu. Bu şarkı, yüksek tempolu hitlerin arasında sessiz bir fırtına gibi; ne fazla gürültülü ne de fazla ağır. Tam da aşkın ertesi gününün hüznünü, pazar ertesi yalnızlığını, “tüylerim diken diken olur hatırladıkça” diye tarif edilen o derin sızıyı anlatan, olgun ve içten bir balad.

Şarkının en vurucu dizeleri, Bahadır Tatlıöz’ün kendi kaleminden ve yüreğinden dökülüyor:
“Tüylerim diken diken olur hatırladıkça…
Gözlerin ecel olur, satır satır yazardım da mecalim var mı ki…
Uyumakla geçen bir pazardı halbuki…
Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi…”

Bu satırlar, aşkın bitişinden sonraki o boşluğu, dostun da düşmanın da uzaktan izlediği o sessiz kırılmayı son derece gerçekçi anlatıyor. “Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi bize hep cumartesi” gibi dizelerle gelen ironik yalnızlık, dinlerken insanı kendi anılarıyla yüzleştiriyor. Bahadır burada ne mağdur ne de öfkeli; sadece dürüst. Hatırlamanın acısını, pazar ertesi hüznünü ve zamana yayılan toparlanma hâlini büyük bir içtenlikle söylüyor. Acı var, hasret var ama aynı zamanda olgunluk ve kendini yeniden ayağa kaldırma gücü de var.

Söz, müzik ve düzenlemenin tamamen Bahadır Tatlıöz’e ait olması, şarkıya güçlü bir kişisel imza atıyor. Gitarlar Selahattin Güzelel ve Cüneyt Yamaner’in dokunuşlarıyla, klarnet Ünsal Çeliksu’nun nefesiyle, bas gitar Mehmet Özen’in katkısıyla duyguyu derinleştiriyor. Back vokallerde Emre Olgun, Gökhan Yılmaz ve Gülşah Tütüncü’nün uyumu hissediliyor. Mix ve mastering ise Özgür Yurtoğlu imzası taşıyor; her detay yerli yerinde, temiz ve etkileyici.

Klip, Bahadır Tatlıöz’ün kendi yönetmenliğinde; senaryo ve montajıyla adeta kısa film tadında, son derece gerçekçi bir hikâye sunuyor. İlk izlediğim andan itibaren bir müzik klibinden çok, bir film izliyormuş hissi verdi. Başrolde Umut Temizaş’ın güçlü performansı, yardımcı rollerde Ferdi Alver, İlkay Saygılı, Şenol Can ve Bahadır Tatlıöz’ün kendisiyle birlikte şarkının ruhunu tamamlıyor. Ayna karşısında yüzleşme sahneleri, karanlık odalar ve sade ama etkili detaylar, şarkının duygusuyla birebir örtüşüyor. Ses ayrı güzel, sözler fazlasıyla derin, klip ise şarkıyla kusursuz bir uyum içinde. Ekip olarak gerçekten çok iyi bir iş çıkarılmış.

“Aşkın Ertesi”, pop müziğin gürültüsünde sessiz ama kalıcı bir iz bırakıyor. Bahadır Tatlıöz, duyguyu öne çıkararak risk alıyor; hit peşinde değil, gerçek bir bağ peşinde. Dinleyince anlıyorsunuz: Aşkın ertesi var, pazar ertesi hüznü var ama hatırladıkça tüyleri diken diken eden o his hâlâ dimdik ayakta.

Bahadır Tatlıöz, teşekkürler. Bu şarkıyla yine içimizi titretti, kalbimizi sızlattı. Dinleyin, izleyin ve belki de içinizden şunu sorun:
“Aşkın ertesi benim için ne demek?”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sözlerin Ön Planda Olduğu Bir Nilüfer Şarkısı

Murat Fırat - Uzman Gazeteci / Köşe Yazısı  Bazı şarkılar vardır; bağırmaz, kendini ispat etmeye çalışmaz. Dinleyicinin yakasına yapışmak yerine, yanına oturur. “Gökyüzü” tam olarak böyle bir şarkı. Ve belki de bu yüzden etkisi yüksek. Nilüfer’in yeni çalışması, ilk andan itibaren bir şeyi net biçimde söylüyor: Burada gösteriş değil, duygu var. Klip son derece sade ama bir o kadar da kaliteli. Abartılı mekânlar, kalabalık kadrajlar, dikkat dağıtan detaylar yok. Çünkü amaç belli: Şarkının sözleri ön planda olsun. Bu sade tercih, aynı zamanda büyük bir özgüvenin göstergesi. Kamera Nilüfer’e yaklaştıkça, mimikleri, bakışları, küçük jestleri konuşuyor. Yıllar içinde kaybolması beklenen o ilk gün enerjisi, şaşırtıcı biçimde hâlâ orada. Zorlama bir gençlik değil bu; doğal, sakin, kendinden emin bir duruş. Saç, makyaj ve kıyafet tasarımı klibin en güçlü unsurlarından biri. Şık ama iddiasız, zamansız ama bugüne ait. Özellikle genç izleyiciye hitap eden bir estetik anlayışı var....

Ebru'yla Evliyken Emre'ye Aşıktım

Teoman'ın "Yavaş Yavaş" albümünde İrem Candar'la düet yaptığı "Bana Öyle Bakma" şarkısının sözlerinde "Bana öyle bakma anlayacaklar, ikimize karşı bu dünya bizi anlamayacaklar" dediğinde Ahmet ve Emre gibi birçok Lgbti bireyinin hayatını özetlemişti. İlk görüşte aşka inanır mısınız bilmem ama Ahmet ve Emre ilk görüşte birbirlerine âşık olanlardan, sosyal medya üzerinden tanıştılar ve Ahmet askere gidene kadar hiç ayrılmadılar. Eğer aşk asker de başkaysa bunun asıl sebebi Emre'nin kuşkuya yer vermeyecek derecede Ahmet'te sadık olmasıydı! Sonrasın da ne mi oldu? Askerliği bitirip işe başlayınca Ahmet evlendi hayır yanlış okumadınız! "Toplum Baskısı" yüzünden Ahmet'de evlendi. Tanışma hikayenizi dinlemek isterim? Emre ile sosyal medya üzerinden tanıştık sohbeti çok hoşuma gitmişti belli bir süre sonra yüz yüze görüşmeye karar verdik. Bundan 7 yıl önce bir Ağustos akşamı parka görüşmeye gittim ve nasıl birisiyle karşıla...

“Krizden Kaçınmak Değil, Onu Yönetmek: Burcu Güneş Örneği”

                                            Haber: MURAT FIRAT  Bazı anlar vardır; ilk bakışta yalnızca bir sosyal medya paylaşımı gibi görünür, fakat biraz yakından bakıldığında bir sanatçının yıllara yayılan duruşunu, disiplinini ve estetik anlayışını ele verir. Burcu Güneş’in geçtiğimiz günlerde paylaştığı o ayna selfiesi de tam olarak böyle bir an. Siyah, parlak bir sahne kostümü içinde, kırmızı sivri burunlu stilettolarıyla verdiği pozun altına düştüğü not; ilk etapta eğlenceli, hatta hafif bir serzeniş gibi okunuyor: “Anıları Yak klibinde… ayakkabımı çalmışlar. Bu son karemizmiş.” Ardından gelen “Ayakkabıyı seç” ifadesi ise bu hikâyeyi neredeyse bir oyuna çeviriyor. Fakat bu küçük detayın ardında, aslında büyük bir profesyonellik hikâyesi yatıyor. 2022 yılında yayımlanan Benim Yolum, Burcu Güneş’in kariyerinde yalnızca bir albüm değil; adeta bir manifesto ...