Ana içeriğe atla

Hocasına kızdı Şarkıcı oldu


"Kendime Söz Verdim" ile sosyal medya da dikkatleri üstüne çeken genç şarkıcı Umut Gökçek, hakkında merak edilenleri, kariyeriyle ilgili planları, hala devam eden projelerini bizlerle paylaşıyor.

Merak edenler için soruyorum: Umut Gökçek kendini anlatabilir misin?
15 Mart 1993 Erzurum’da doğdum. İlköğretim, lise ve üniversiteyi Erzurum’da okudum. Kendimi bildim bileli şarkıcı olmayı istedim ve Atatürk üniversitesi güzel sanatlar fakültesi müzik öğretmenliği bölümü mezunuyum. Müzik öğretmenliği okuduğum yıllarda modellik yaptım. Okul bittikten 2 yıl sonra artık single (albüm) yapmalıyım dedim ve hayallerimi gerçekleştirdim.

“Kendime Söz Verdim” single çalışmalarınız nasıl geçti? Kimlerle çalıştınız? Hangi isimler teşekkürü hak etti?
“Kendime Söz Verdim” ilk şarkım olduğu için çok heyecanlandım. Aranjör araştırdım çok güzel insanlarla tanıştım ve “Serdar Seçme” ile yola devam etme kararı aldım. “Seyhan Müzik”te çalışan herkes çok değerli benim için “Kamuran Kayra”ya çok teşekkür ederim benimle çok ilgilendi ve aranjörüm Serdar Seçme’ye de çok teşekkür ederim. Harika bir iş çıkardık.

“Kendime Söz Verdim” şarkısının klip hikayesini anlatır mısınız?
Klip hikayemiz “Efe Cansoy”a aittir. Yalnız kalmış kendisiyle konuşan artık söz verdiğini, bir daha eskisi gibi olmayacağını anlatan birisi olarak çıktım halkın karsısına! klip içimize sindi yönetmenim Efe Cansoy’a çok teşekkür ederim her konuda benimle çok ilgilendi.

''Kendime Söz Verdim" singleniz dinleyiciden nasıl tepkiler alıyor? Geri dönüşlerden memnun musunuz?
İyi dinleyiciler çok beğeniyor şarkımızı çünkü şarkının duygusuna her insan giremiyor. Bir şeyler yaşamış olan insanlar şarkıda kendini buluyor. Geri dönüşler güzel memnunum.

"Kendime Söz Verdim" şarkısının sözlerinde sitem var! Aşk acısı yaşadığın bir dönemde mi besteledin?
Aşk acısı değil yaşanmışlıklar var bu şarkıda. İçimden gelen her sözü ve notayı 10 dakikada kâğıda döktüğüm bir şarkı oldu. Böyle güzel bir şarkıyı ancak yaşanmışlıklarımla besteleyebilirdim.

Nasıl bir ailede büyüdünüz? Sizi biraz geçmişe götürmek isterim, çocukluğunuza ait unutamadığınız bir anınız var mı?
Mükemmel bir ailede büyüdüm yeniden doğsam aynı ailenin çocuğu olmak isterim! Her zaman yanımda olan beni baya şımartan bir aileye sahibim ailemi çok seviyorum.
Unutamadığım çok anı var ama müzikle ilgili olan bir anım ilkokulda derste öğretmenim arkadaşımın sesini beğenmişti. Ben baya kıskandım ve içimden siz göreceksiniz ilerde dedim! Eve geldiğimde ders çalışma bahanesiyle odama girdim beste yapmaya başladım annem odaya girince ders çalışma moduna dönüş yaptım. Bu anımı gülerek anlatırım her zaman.

Bize biraz müzik geçmişinizden bahseder misiniz? Müziğe nasıl başladınız?
Çocukluğumdan beri müzik dinlerim “Seda Sayan” şarkılarını 3 yaşımda söylemeye başlamışım daha sonra 9 yaşımda şarkı sözü yazmaya başladım ve şarkıcı olmaya karar verdim. Önce müzik eğitimi aldım sonrada müzik öğretmenliği sınavlarına girdim. İyi bir dereceyle sınavı kazandım ve şuan da 16 yıllık hayallerim gerçek oldu.

Müzik sektöründe ön plana çıkmak için ses dışında görüntünün de önemli olduğunu düşünüyor musunuz?
Tabii ki görüntüde önemlidir “sahneye yakışmak” çok önemli. Ama doğru şarkıyı bulabilirsen yürür gidersin. Ses olarak düşünürsek sesin baskın olduğu dönemler çok eskide kaldı. Şuan şarkı güzelse tamamdır reklamında iyiyse oldun demektir.

Müzik dünyasında radyocuların ne gibi bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? Radyocular şarkıcılara mı şarkıya mı öncelikle önem veriyor?
Radyo ve radyocuların katkısı çok büyük şarkılara ama şarkılardan çok sarkıcılara öncelik veriyorlar! Maalesef…

Türk pop müziğini nasıl görüyorsunuz? Şarkılar çabuk eskiyor, çok çalışmak sürekli üretmek mi gerekiyor? Ne yapmalı ayakta kalmak için?
Türk pop müziği bence geriliyor. Eski şarkıların tadını vermiyor, sürekli yeni şarkı üretildiği için çok çabuk tüketiliyor. Eskiden 2-3 yılda bir albüm yapılırdı ve tüm şarkılar o yıllar içerisinde dinlenilirdi. Şuan ayda bir albüm yapılıyor neredeyse ve yenisi çıktıkça diğerleri unutuluyor albüm çıkarma süreleri uzatılmalı bence.
Ülkemizde müzik piyasasının son durumu hakkındaki görüşleriniz neler?
Durum hiç iç açıcı değil ne yazık ki! Gerçekten kaliteli iş yok denecek kadar az.

Müzikteki hedefiniz nedir?
Eurovision’a katılıp Türkiye’yi temsil etmek, sahne şovu ve canlı sesimi ortaya koyup herkesi şaşırtmak Türkiye’yi 1.liğe taşımak en büyük hayalim.

Müzik piyasasındaki genç isimleri nasıl buluyorsunuz? Genç şarkıcılar ve grupları başarılı görüyor musunuz? Kendinize rakip olarak gördüğünüz isimler kimler?
Müzik piyasası çok dilimli bir pasta herkesin bir dilim hakkı var. Benim gibi genç isimler var her ne kadar destek olsakta rekabet içerisindeyiz. Elbette rakip olarak görüyorum yeni isimleri ama şu diye isim veremem.

Umut Gökçek’in idolü var mıdır? En çok kimleri dinlersiniz ve düet yapmak istediğiniz bir sanatçı var mı?
İdolüm yok. En çok “Demet Akalın, Ebru Gündeş, Murat Boz, Funda Arar” ve bir iki gündür “Elif Karlı”nın yeni şarkısını dinliyorum.  Düet yapmak istediğim sanatçı tabii ki Mabel Matiz.

Hareketli mi yoksa slow parçalar mı daha değerli?
Her ikiside değerli ama slow şarkılar bir tık daha önde çünkü daha çok yaşanmışlı barındırıyor sözlerinde müziğinde.

Müzikal tarzınız nedir?
Pop, Elektro pop çünkü dinlerken mutlu oluyorum.

Umut Bey, bize bir gününüzü anlatın dersek neler anlatırsınız?
Yürüyüş yaparım, yeni insanlarla tanışırım, hayat hikâyelerini dinlemeye bayılırım, müzik dinlerim, bol bol yeni çıkış yapmış isimlerin şarkılarını dinlerim ve ders çalışırım malum KPSS sınavı var önümüzde.
Sosyal Medya ile aranız nasıl? Takipçileriniz sizinle ilgili haberlere, sahne takviminize nerelerden ulaşabilir?
Sosyal medya ile aram iyi. Instagram hesabımdan ulaşabilirler benimle ilgili bilgilere (@umutgokcek)

Çok teşekkür ederim. Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
Rica ederim. Sizi tanıdığım için çok mutluyum harika bir sohbet oldu. Her şey için çok teşekkür ederim. Harika işler başarıyorsunuz. Daha önce röportajlarınızı takip ederdim benim röportajımda bugüne nasip oldu.  Beni dinleyen takip eden yanımda olan desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim.

Yaş-Boy-Kilo:25 – 184 - 72
Burcunuz: Balık
Tuttuğunuz takım: Galatasaray
En sevdiğiniz renk: Mavi
Ne tür müzik dinlersiniz: Pop
En sevdiğiniz şarkı ve nedeni: Soner Sarıkabadayı - Burada Biri Var
Yaptığınız en büyük çılgınlık: Sade bir hayat yaşıyorum
Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız: O anki duruma bağlı
Sizi sevenin sizin için neler yapması hoşunuza gider: Sevdiğini belli etmesi yeter
Şu an ruhunun olmak istediği yer: Küçük bir kasaba
İzlemekten keyif aldığın TV programları neler: Tv izlemem
Hayatta en çok kıymet verdiğin insan: Ailem
Hayvan besliyor musunuz: Beslemiyorum
Karşı cinste hoşlandığın tip: Uzun boylu - uzun saclı - zayıf ve kumral
Aşk her şeyi affeder mi: Affeder tabii ki
Benzetildiğiniz biri var mı: Üniversite yıllarımda “Murat Boz” şuan “Barış Yurtçu”
En büyük hayaliniz: Güzel bir aile kurmak
Beğendiğiniz ve Beğenmediğiniz huyunuz: Beğendiğim huyum çok güçlü olmam. Beğenmediğim huyum duygusallık.
Sizi en mutlu eden iltifat hangisi: Çok güzel bestelerin var

Röportaj: MURAT FIRAT




Yorumlar

Popüler Yayınlar

Müziğin Ritimlerinden Beyaz Perdeye Sektörün Ezberlerini Bozan Bir Yönetmen Portresi

                 Röportaj: MURAT FIRAT  Türkçe rap kültürünün henüz emekleme aşamasında olduğu yıllarda imkânsızlıkların ortasında prodüktörlük ve yapımcılık üstlenerek bir devrin temellerini atan öncü bir vizyoner. Müzik kariyerinde onlarca albüme imza atıp yüzlerce klip çektikten sonra sinemanın görsel dünyasına adım atan ve Şuursuz Aşk gibi projelerle ulusal ve uluslararası arenada ödüllere layık görülen sıra dışı bir yazar ve yönetmen. Sadece kamera arkasındaki ustalığıyla değil popüler kültür standartlarına sektörün yapımcı egolarına ve sahte şöhret algısına karşı sergilediği tavizsiz duruşuyla da fark yaratıyor. Müziğin hikaye anlatıcılığından Alman sinema disiplinine set ortamındaki katı ilkelerinden evlilik ve hayata dair samimi itiraflarına kadar uzanan bu söyleşide popülist ezberleri bozan son derece dobra bir sanat yolculuğuna tanıklık edeceksiniz. Kariyerinize Türkçe rap’in henüz emekleme aşamasında olduğu dönemle...

Zeynep Mansur’dan Popun Tatlı ve Alaycı Yüzüne Güçlü Bir Dönüş: “Di Mi?”

                        Haber: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde bazı şarkılar vardır; ilk dinleyişte büyük iddialar ortaya koymaz, kendisini dinleyiciye zorla kabul ettirmeye çalışmaz ama insanın kulağında güzel bir iz bırakır. Bir süre sonra fark edersiniz ki melodisi aklınızda dolaşıyor, nakaratını istemeden mırıldanıyorsunuz ve yeniden dinlemek istiyorsunuz. Zeynep Mansur’un yeni çalışması “Di Mi?” bende tam olarak böyle bir his uyandırdı. Uzun zamandır Türkçe pop müziğin içerisinde farklı türlerin birbirine fazlasıyla karıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Rap müzik, arabesk, elektronik altyapılar ve deneysel sound’lar pop müziğin sınırlarını genişletirken, zaman zaman popun kendi sade ve melodik kimliğini de geride bıraktığını görüyoruz. Elbette müzik değişecek, gelişecek ve yeni türlerle buluşacak. Ancak bazen insan yalnızca iyi yazılmış, iyi düzenlenmiş ve sanatçının kendisini rahatlıkla ifade edebildiği bir pop...

30 Yıl Sonra Yeniden Konuşan Göksel: “İçimdeki Çocuk Hiç Değişmedi”

                  Röportaj: MURAT FIRAT Bir sanatçıyı yalnızca en çok bilinen şarkılarıyla tanımak, bazen onun hayatının en önemli bölümünü kaçırmak demektir. Çünkü sahnede görünen birkaç dakikanın, bir albüm kapağının ya da radyolarda yıllarca çalan bir şarkının arkasında; hayaller, kırgınlıklar, mücadeleler, bekleyişler ve yeniden ayağa kalkma cesareti vardır. Göksel’in hikâyesi de tam olarak böyle bir hikâye. 1996 yılında “Senden Kalan” albümüyle müzik dünyasına adım atan, ardından “Gönüllü Yazıldım” gibi bir eseri 90’lar Türk pop müziğinin hafızasına bırakan Göksel, aradan geçen 30 yıla rağmen geçmişte kalmış bir isim olarak değil, hâlâ üreten, hâlâ düşünen ve hâlâ yeni şarkıların peşinden giden bir müzisyen olarak karşımızda. Bu röportajın çıkış noktası da biraz tesadüf, biraz merak ve biraz da geçmişin bugüne bıraktığı izlerle ilgili. 90’lar şarkıları arasında yeniden karşıma çıkan “Gönüllü Yazıldım”, beni yalnızca bir haber hazırlamaya...

Herkes Kolaya Kaçarken Gülşen Çıtayı Bir Kez Daha Yükseltti

                        Haber: MURAT FIRAT  Müzik endüstrisinin son yılların en büyük kimlik ve finans krizlerinden birini yaşadığı bir dönemdeyiz. Tüketim alışkanlıklarının değişmesi, dijital platformların hız odaklı yapısı ve yapay zekâ destekli üretimlerin giderek yaygınlaşması, müziğin üretim biçimini de kökten değiştirdi. Şarkılar iki dakikanın altına inerken, büyük prodüksiyonlar yerini düşük maliyetli işlere bıraktı. Üstelik sektörün önemli bir bölümü, "Müzikten artık para kazanılmıyor." düşüncesini neredeyse ortak bir kabulleniş hâline getirmiş durumda. Tam da böyle bir atmosferde Gülşen, İtaat Yok ile yalnızca yeni bir single yayımlamadı. Aynı zamanda pop müziğin hâlâ büyük fikirlerle, cesur prodüksiyonlarla ve yüksek standartlarla üretilebileceğini gösteren güçlü bir cevap verdi. Yaklaşık otuz yıldır sahnede, stüdyoda ve ekranlarda istikrarını koruyan sanatçı, kariyerinin bu döneminde bile kendini tek...

Selahattin Erhan: "İnsanların Hayatına Dokunmayan Hiçbir İşin Gerçek Bir Anlamı Yok"

                  Röportaj: MURAT FIRAT  Türk pop müziğinde yıllardır birçok unutulmaz esere imza atan söz yazarı ve besteci Selahattin Erhan, üretim anlayışından müzik sektörüne, hekimlik mesleğinden hayat felsefesine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Zerrin Özer'den Bülent Ersoy'a, Funda Arar'dan Mustafa Sandal'a kadar birçok önemli isme verdiği eserlerle tanınan Erhan, bu röportajda yalnızca kariyer yolculuğunu değil; sanatın topluma katkısını, müziğin değişen yüzünü, telif haklarını, genç müzisyenlere tavsiyelerini ve geleceğe dair hedeflerini de tüm açıklığıyla anlattı. Bugün birçok sanatçı tarafından seslendirilen eserlerin altında imzanız var. Ancak sizi sadece şarkılarınızla tanıyan geniş bir kitle bulunuyor. Selahattin Erhan'ı kendi cümleleriyle nasıl anlatırsınız? Bugüne kadar uzanan yolculuğunuzu nasıl özetlersiniz? Yaptığım ya da yapacağım işler ne olursa olsun, insanların hayatına pozitif katkıla...

“Gelip Geçenlere Karşı Bir Duruş: Zerrin Özer’den Güçlü Bir Müzikal Manifesto ‘Geliyorlar Gidiyorlar’”

Haber: MURAT FIRAT Türk pop müziğinin zamana meydan okuyan sesi  Zerrin Özer , yeni şarkısı  Geliyorlar Gidiyorlar  ile bir kez daha yalnızca müzik yapmadığını, aynı zamanda bir duruş sergilediğini kanıtlıyor. Bu çalışma; hız çağının ilişkilerine, yüzeysel duygularına ve kolay tüketilen aşklarına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıyor. Dinleyiciye sadece melodik bir deneyim sunmakla kalmıyor; aynı zamanda içsel bir yüzleşmeye davet ediyor. Şarkının sözlerinde  Habil Ceyhan  imzası var; sade ama etkili bir dil kullanımıyla günümüz ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bestede  Bülent Yetiş , duygunun omurgasını kurarken; düzenlemede  Mustafa Arapoğlu  ve  Göksel Kamçı  modern dokunuşlarıyla parçayı bugünün ritmine başarıyla taşıyor. Ortaya çıkan sonuç; geçmişin deneyimi ile bugünün enerjisini buluşturan dengeli ve etkileyici bir yapı. Zerrin Özer, bu şarkıda yalnızca bir yorumcu değil; adeta bir anlatıcı, hatta bir tanık. Sö...

Gökberk Demirci: Kalbimin ve mantığımın el verdiği sürece oyunculukta çok katı kuralım yoktur

Gökberk seni tanıyalım? 1989 yılında İzmit’te dünya'ya geldim. O zamanları fazla hatırlamıyorum, fakat mutlu bir bebekmişim fotoğraflardan anladığım kadarıyla  ;)   Aslen Adanalı’yım. Babamın mesleğinden dolayı birçok yer gezdik, gördük ve yaşadık. Benden 6 yıl sonra kardeşim Berkay dünyaya geldi. Pek uslu sayılmazmışım; öyle diyorlar. Ama o evre çok uzun sürmedi. Sanırım çocukken de büyüktüm hep! Hiç değişmediğimi söylerler.  ;) Sanırım oyunculuk kariyerin çocuk oyunları ve skeçlerle başladı? Kariyerim sayılmaz ama temeli çocukluk yıllarına dayanıyor. Özel günlerde oynanan oyunlar, anlık girilen karakterler ve başka birisi gibi davranmalar vs, vs (gülüyor). Çocukken fazla enerjiktim. Haliyle öğretmenlerim de bunu bir yarara dönüştürdüler. Hem benim için, hem de kendi sinir sistemleri adına  ;) 😉   Birçok konuda en büyük destekçim önce inancım, sonra ailem ve yakın çevrem oldu. Cengiz Küçükavyaz tiyatrosu ve Aktör-ist’lun kariyerin açısından ...

Meltem Leylekoğlu’ndan Doğru Şarkıyla Gelen Güçlü Bir Adım: Sardunyalar

                       HABER: MURAT FIRAT Müzik dünyasında bazı sanatçılar vardır; kendilerini bir anda değil, zaman içinde, sabırla ve üreterek ortaya koyarlar. Meltem Leylekoğlu da bu isimlerden biri. Sahne deneyimi, farklı müzik türlerine olan yatkınlığı ve kendisini geliştirme isteğiyle yoluna devam eden sanatçı, yeni çalışması “Sardunyalar” ile kariyerinde dikkat çekici bir adım atıyor. Meltem’in müzik yolculuğuna baktığımızda, yalnızca bir şarkı söyleyen değil, bu işi hayatının merkezine alan bir sanatçı profili görüyoruz. O Ses Türkiye’de yer alarak geniş bir dinleyici kitlesinin dikkatini çeken Leylekoğlu, sahne çalışmalarını da sürdürerek müziği günlük hayatının geçici bir parçası olmaktan çıkarıp mesleki bir çizgide devam ettiriyor. Benim açımdan bir sanatçıyı değerlendirirken yalnızca sesine ya da sosyal medyada ne kadar görünür olduğuna bakmak yeterli değil. Sahneye çıkmak, üretmek, repertuvar hazırlamak, dinleyiciy...

Bir Şarkının Yeniden Nefes Alışı: Zeynep Casalini ve Gözlerin'in Sessiz Gücü

                      Haber: MURAT FIRAT  Bazı şarkılar vardır. İlk dinleyişte güzel gelir. Bazıları ise yıllar geçtikçe anlamını büyütür, her kuşakta yeniden başka bir kalbe dokunur. Çünkü gerçek eserler zamana direnmez, zamanla birlikte olgunlaşır. Onları yeniden söyleyen her yorumcu da yalnızca bir şarkıyı seslendirmez. O eserin hafızasına kendi ruhunu bırakır. Zeynep Casalini'nin sesinden dinlediğimiz Gözlerin de tam olarak böyle bir yeniden buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Bir klasikle yeniden karşılaşmanın en büyük riski, dinleyicinin hafızasında yer etmiş duyguyu bozabilmektir. Çünkü yıllardır bizimle yaşayan eserler yalnızca melodileriyle değil, taşıdıkları anılarla da var olur. Bu yüzden onları yeniden yorumlamak cesaret ister. Zeynep Casalini ise bu cesareti gösterirken şarkıyı değiştirmeye çalışmıyor. Tam tersine onun özüne yaklaşmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, yorumun en güçlü tarafını oluşturuyor. Gözl...

Türkiye'nin ilk egzotik "Karınca Çiftliği"

Uzun zamandır takip ettiğim genç bir Youtuber var. Yeditepe Üniversite'sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı bölümü mezunu, oyunculuğa merak salıp tiyatro eğitimi aldı, ayrıca "Karınca Çiftliğim" kanalında egzotik hayvanların videolarını paylaşıyor. Tek ve en büyük hedefinin "hayvan sevgisini insanlara aşılamak olduğunu" belirten Tuğkan Gönültaş, evinde hayvan beslemek isteyenlere çok özel tavsiyelerde bulundu. Merak edenler için soruyorum: Tuğkan Gönültaş kendini anlatabilir misin?  Selam, bendeniz Tuğkan GÖNÜLTAŞ. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Yeditepe Üniversite’sinde Endüstri Ürünleri ve Tasarımı Bölümü’nü bitirmemin hemen ardından, kısa süreli bir yurt dışı serüveninden sonra tekstil sektöründe kendi markamı kurdum.   Vatani görevimin ardından oyunculuğa merak sardım ve tiyatro eğitimine başladım. Çocukluğumdan beri iç içe olduğum egzotik hayvanların paylaşımlarını (hobi olarak) Youtube üzerind...